Ana Sayfa arrow Forum
Can\'t open file: \'jos_fb_whoisonline.MYI\' (errno: 145) SQL=INSERT INTO jos_fb_whoisonline (`userid` , `time`, `what`, `task`, `do`, `func`,`link`, `userip`, `user`) \n VALUES (\'0\', \'1220665169\', \'Cvp:Beşiktaş Çarşı anılar\',\'\',\'\',\'view\',\'http://www.besiktasim.com/index.php?option=com_fireboard&catid=4&func=view&id=180&limit=6&limitstart=18&Itemid=63\', \'38.103.63.59\', \'0\')
Beşiktaşım.com Forumları
Welcome, Guest
Please Login or Register.    Lost Password?
Besiktasimiz ile ilgili anılarınız ilginc olaylarınız hatıralarınız
Go to bottom Post Reply Favoured: 1
TOPIC: Cvp:Beşiktaş Çarşı anılar
#51
ibrahimozdincer (User)
Expert Boarder
Posts: 100
graph
User Offline Click here to see the profile of this user
Cvp:bir başkadır beşiktaş tribünleri 4 Months, 4 Weeks ago Karma: 0  
[img size=150][/img]




[img size=150][/img][I/8569/savaaec8.png[/IMG]

hüriiyet-kokarca cavit-inci baba-eko-cüce ayhan-soner ve bağlarbaşılı uğur kafalarda sene 1991 galatasaray maçı akşamı.MG]http://img122.imageshack.us/img122

Umut Tutun22-02-2007, 11:25


Serdo Yeşil22-02-2007, 11:43
Özellikle ayrı bir konu başlığı açtım,ayrı bir sayfa olsun diye,kırgınlıkları iç çekişmeleri bir kenarda bırakan Beyaz üstü Siyah yazılı bir sayfa.
Beşiktaş Kapalısı hep efsane olmuştur dillerde sadece 1.ligdeki rakipler değil 2 ve 3.liglerde ve hatta amatör kümelerde bile öykünülürdü Beşiktaş Kapalısına.1978 lerde 1979 larda falan zaman zaman fener maçlarına giderdim hani M.Ekşi ve Şabanın gol attığı ve 1-0 iki sene üstüste kazandığımız fener maçları,sonra bana yakın Zonguldak Bolu ve Ankara deplsamanlarına gittim,bir keresinde Trabzona gittim.
Ama işe tam teşekküllü olarak 1982 yılında ve askerliğin ardından 1984 de başladım.Hala Aldırma Kartalın devam ettiği Gündoğdunun söylendiği tribünler ne hoştu,derbilerde yine işin hakimi bizdik,kapalı yavaş yavaş değil hızla efsaneleşiyordu artık.Aksarayda Selçuk Cinerin restaurantında başlayan maçlarda ,maç öncelerinde sabahlamalrda Beşiktaşın çocuklarıyla buluşup birlikte hareket eden bir güç vardı artık,M.Köylü Mustafa,Veysel,Mehmet,Kurtuluşlu Karga Mustafa,Bağlarbaşılı Uğur,Ali Rıza,Mlatepeli Yılmaz,Küçükyalı Aslan sonra Sedat,Sudaiye Hakan,Batur Hilmi Engin,Beşiktaşta Cavit,Ayhan,Optik,Cem Selim,Özden Cüneyt,Soner,Deve Erol Küçük Erol,Hürriyet, Sarı, Mardinli Veysel,Ercü,Çene Ergün,Kabataş Hakan,Yumurtakafa Yılmaz,Bayrampaşadan Şenol,Leventten Şenol,yayladan Mostra Kemal,Üsküdardan Kasap Yılmaz,Kadıköyden motorcu Haluk,Göztepeden Erdal çığ gibi büyüyyen her maçta bir araya gelen,bir arada sabahlayan,bir arada deplasmana giden,basket maçlarına giden,saydığım semtlerden arkadaşlarını sürece katan bir Kapalı efsanesi doğuyordu,tabiiki işin merkezi Beşiktaştı Çarşıydı.
Ardından sürece en heyecanlı döneminde Cengiz katıldı,feriköyden Ebeş Erol,çağlayanlı Hakan, şişlili Uğur,ersin Boncuk katıldı,siyavuşlu Erdal ve çevresi Erhan lar birlikte katıldı.Eyüp Nişantaşı Şişli Ferköy Karagümrük te efsaneye güç veriyordu.Denyu Yılmaz ,Ankaralı Ayhan da sürece güç verenler kervanına katıldı
Artık herkesin saygı duyduğu,sevmeyenlerin önünü iliklediği bir efsane vardı Beşiktaş Kapalısı ve dolayısıyla Çarşı.
İlk kez bir taraftar topluluğu tvlerde boy gösteriyordu,basın toplantıları düzenliyor,spor proğramlarına katılıyordu,bu çığ büyüdü yine ilk kez bir taraftar grubu dergi çıkardı artık bu ihtiyaçtı,dernekleşmeler başladı.Genç Beşiktaşlılar Derneği gibi ve 2000lerin ilk başında 1903 Beşiktaş Derneğigibi.
Bu arada unuttum Rahmetli olan Serkan,Spastik Erol unda tribüne emekleri çoktur.Yine rahmetli Beylerbeyili Sarı Süleyman hepsi tribüne emek vermiştir.
Neticede gecenin gündüze katıldığı kendi imkanlarıyla deplsamnalara giden,Maltepeden Suadiyeden Bağlarbaşından Beşiktaştan deplasmanlara otobüs kaldıran bir aşk topluluğu verdiği mücadele ile toprağa verdiği canları ile Beşiktaşın efsanesi Çarşıyı kalplere yazdı.
Emek verenler sağolsun,ebediyete intikal edenlerin ruhu şad olsun,Beşiktaş ve Çarşı hep var olsun

Öneclikle Beşiktaşımzla yaşadıgın tarihini bizlerle paylaştıgın ve bizlerin okurken yaşamış gibi hissedip yaşananları düşledigimiz bir ortama dogru götürdügünüz için teşekkür ederiz
Özer agbi dün size özel mesaj attım okudunuzmu bilmiyorum mesajımın konusu İçerenköye annenizi ziyarete gelmişsiniz bizde içerenköyde oturuyoruz birdahaki gelişinizde sıcak bir sohbet bogazlardan aşşagıya inen hoş bir içeçek içeriz sizlerin anılarını sizlerde yaşatırız



Özer Özçetin22-02-2007, 18:15
edit....

--------------------------------------------------------------------------------

Özgür Öge22-02-2007, 23:35
Anıların devamını bekliyoruz Özer abi.Yalnız ekleyeceğim birşey var Samsun maçı Stankoviç ile şampiyon olduğumuz senenin 2.devresi idi.O maça kadar yenilmemiştik ama bildiğim kadarıyla 55 maçlık seri de yoktu.O maçla takım biraz paniklemiş,ertesi hafta İnönü'de Altay ile 3-3 berabere kalıp sonra Denizli'ye de 2-0 mağlup olmuştuk.Sonraki haftalarda seri galibiyetlere başlayıp mutlusona ulaşmıştık.Ali'nin kafa golü düşündükçe hala gözümün önüne gelir.Kalede Adem-Zafer ikilisinden biri vardı soldan bir orta geldi ön direkte Ali güzel bir vuruşla topu bizim filelere göndermişti.Doğruluk payı varmıdır bilmem ama bir söylentiye göre Gordon Teknik direktörümüz olduğunda,eski yıllara ait video bantlarını izlerken Ali'nin bu golü ilgisini çekmiş,genç takımda forvet mevkisinde oynadığınıda öğrenince Ali'ye forvette şans vermiş.

--------------------------------------------------------------------------------

--------------------------------------------------------------------------------

Ahmet Özdemir24-02-2007, 13:36
çocuk sayılırdım o konya beşiktaş maçında sevdiğim renk ilk kez geliyordu konya ya ve ben malum izin alamadığım için evden kaçtım.
hanği takımın tarafında olmam gerektiği konusunda tereddütler yaşarken konya taraftarının nalçacılarından hayvan muratla levis hüseyin beni yanlarına çağırdılar.
mehmet abinin yanına gitde beşiktaşlılar geliyor dikkatli olmalı, peki abim deyip mehmet abiyle protokol tribününden bayrak ve birkaç filamayla saha ortasından şimdiki nalçacılar'ın olduğu yere gidip bayrakları ve pankartları astık, geldiler.
ama ne geliş o zamanlar taraftarın birbirine küfür etmekten başka hiçbir tezahuratın olmadığı konya da Beşiktaş taraftarı tribüne yerleşir yerleşmez ilk golü atmıştı.

"Müjdeee, müjdeee size, Beşiktaştan Müjde size, Zarif, Sağlam, esnek ko..., rahat ko..., müjdeee."

inanamamıştım olamazdı benim sevdiğim takımın taraftarı bana bunu yapamazdı, yapmamalıydı..! büyük acıydı!

ve inanın maçı hiç seyredemedim, tribünde bağıramadım, sadece susup gözyaşlarımı görmesinler diye kendimi saklandım, eve gidince yediğim dayak ta cabası..

şimdi bakıyorum izliyorum, yüzümde hafif bir gülümsemeyle..

olsundu be, güzeldi be

acısı bile bu kadar güzel olanın..

--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz26-02-2007, 21:13
1979-1980, İstanbul'da Trabzon'a 1-0 yenilmişiz. Yaşım henüz 10-11 çıkışta protesto ediyoruz "En büyük taraftar, futbolcular sahtekar" sonra Toplum polisinden (Çevikkuvvet) ilk jop darbesini yiyorum.
Ağbilerimiz, Taksim'e Maksim gazinosunun yanındaki otele gidiyor ve bizde peşlerine takılıyoruz. Otelin penceresinde Nejdet ve birkaç futbolcu beliriyor. Protesto hat safhada bütün gücümüzle tepkimizi gösterip Beşiktaş'a geri dönüyoruz.
Ertesi gün, Şeref stadına gidip aynı şekilde kızgınlığımızı ifade ediyoruz, futbolcuların başı eğik, utangaç bir şekilde antranmana devam ediyorlar.
Belki çocukça yada amatörce yada çok duygusal bir tepki şekliydi fakat Sinanpaşa İlkokulunda fb ve gs lilerle uğraştığımız yetmezmiş gibi birde trabzon lularla uğraşmamız gerekiyordu.
Bu gün gelinen nokta sürekli geçmişi aratır durumda...
Çoğu insan ne istediğini bilmiyor yada ifade edemiyor...
Kafalar karışık...
Yönetenler tüketim toplumu istiyor, popüler herşeyin tüketilmesi mübah, kar kutsaldır.
Neyin Endüstrisi, biz farkına varmadan sanayii toplumu mu olduk yoksa...
Tam da azgelişmiş ülkeler ile 3. dünya ülkeleri arasına sıkıştırılmışken !!!
Endüstriyel futbol !!! anlayışı, sadece destek istiyor. Tepkiden korkuyorlar, tepkimizden korkuyorlar.
Başarısızlık=Tepki, doğal olan budur.
Kapalıyı sosyete mekanı yapma arzusu, colaturka ve diğerleri ile yapılan anlaşmalar ve futbolculara ödenen onlarca milyon dolar.
Başarını kaynağı para değil, trübünde boğazı yırtılana kadar bağıran taraftarın sıcaklığını hisseden, sahadaki oyuncunun yüreğidir.
İnadına 3 korner, 1 penaltı...
İnadına BEŞİKTAŞ




--------------------------------------------------------------------------------

Özer Özçetin27-02-2007, 20:35
edit.....

--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz27-02-2007, 21:46
İngilizcem kuvvetli olmadığı için bazen yazılarım nereye gidiyor bende bilmiyorum.

Beşiktaş'ımızın uğruna yapılanların hepsi mübahmış gibi görünsede, belli değer yargılarının ve geleneksel kültürel davranışların hayatımıza yön verdiği gerçekliğinden kaçamayız.
Beşiktaş'ımız, semtimiz ve onurumuz uğruna yaşadığımız onca zorlukları, bizden sonra gelen bazı arakadaşlar yanlış anlıyor gibi...

Semtimize gelen misafir Beşiktaş'lı arkadaşlar, çok normalmiş gibi önlerine gelene dikiliyor ve racon kesiyor, bu oluşumda saygı duyulması gereken unsurlara dahi dikilmeyi marifet sayıyor. Belki bilerek değil fakat içindeki asi ruhu ifade etmenin bir parçası olarak görüyor.
Genç arkadaşların içindeki o müthiş enerjiyi, bende yüreğimde hissediyorum ancak yaşanılması gereken onca güzellikler ve paylaşılması gereken onca değerler varken, kısa yoldan meşhur olma cesareti ile kendini bitirme sevdası niye ???
Bizler, onurumuza, geleceğimize ve Beşiktaş'ımıza sahip çıkma uğruna bedeller verdik; hiç birimizin aklında meşhur olma sevdası yoktu, aklımızda tek bir şey vardı;
Sade ve sadece BEŞİKTAŞ
Kapalının mücadelesi, 10 yıl değil 25 yıldır veriliyor. Belki bazı arkadaşlar o tarihte hayatta yoktu ve o mücadeleyi veren bir çok arkadaş da şu anda aramızda yoktur.
Lütfen biraz saygı...
Lütfen samimi sevgi...

--------------------------------------------------------------------------------



--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz28-02-2007, 17:19
1982'li yıllarda kapalıda yer kavgaları hat safhaya ulaşmıştı. O zamanlar kapalı, eski açık, yeni açık ve numaralıda müsabaka yapan iki takımın taraftarıda yerini alırdı. Sadece kapalıdaki o akustik hava stadın geneline hakim olur ve bütün tribünler bu sese uyum sağlardı.
Kapalının, stadın geneline hakim olan o akustik yapısı nedeniyle tüm taraftarlar burada yoğunlaşırdı, taraftarlar takımlarına destek vermek için yer kavgasına başlayınca beraberinde sabahlamaları da getirdi.
Bizler o dönemlerde doğru dürüst para bulamadığımızdan stada girmek için ya satıcı gibi erkenden girerdik yada kaçak girmenin yollarını arardık ve yönetimlerde bize sahip çıkmadığından çoğu zaman sabahladığımız halde bazen maçada giremezdik.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen hiçbir zaman büyüklerimize saygısızlıkta bulunmadık, bizden küçük olanlarıda zarar görürler diye sabahlamalarına izin vermiyorduk. Bu tavır, tutulan takıma sahip çıkmanın yanısıra semtine ve semtindeki insanlara da sahip çıkmanın vazgeçilemez yapı taşlarındandır.
Sarı Murat,Küçük Erol ve Yavuz (Tekdiş) bize bunun için sürekli sitem eder hatta bizi gizlice takip etmenin yollarını ararlardı fakat biz yine de izin vermezdi.
1985-1986 sezonunda yine sabahlamak üzere toplanmışız, motor iskelesinin önündeki üst geçidin altındayız. fb'liler sabahlayamadıklarından arabayla üstten monotof atıp kaçmışlardı koştuk fakat yakalayamamıştık.
Sabaha doğru, Yıldız yokuşundan Yenimahalleye oradan aşağı ıhlamurkuyu dan Kerem sinemasının önünden Şair Nedim Caddesine çıktık. Birden karşımıza ekip çıktı ve bizi dağıtmak için müdahale etmeye çalıştı, ortalık toz duman ve ekip çekilmek zorunda kaldı, bizde Caddeyi takip ederek Yüzme İhtisa Klübünün (Swis otelin altı) altındaki ağaçlığa çıktık.
Sayım yaptık ve Cüce Ayhan ortada yok, geri dönerek baktığımızda İzmit'den gelen bir taraftar vardı yaklaşık 130 kg. sete çıkamamış ve Ayhan'dan yardım istemiş, Ayhan'da yardım edeyim derken koyun postu gibi adamın altında kalmıştı. Bizim için komik bir olaydı fakat Ayhan'ın Beşiktaş'lı taraftara yardımcı oolması takdire şayandı. Şu an ise, tantanacılar stadın çevresinde taraftarı çarpmak için fırsat kolluyor ve insanları teşkilata getirmeye çalışıyor, müdahale olunca hemen Çarşı ismini kullanıyorlar.
Bunlar için Çarşı mutlaka önlem almak zorundadır, taraftara sahip çıkmak boynunun borcudur.
gs, a.gö.ü'nü 8-0 yenmişti ve şampiyonluğu kucaklamıştı.
Yaklaşık 20 arkadaş Maçka'dan ilerlemeye başladık, Spor Serginin önünde polis korumasında yaklaşık 1500 gs'li şampiyonluk turu atıyor. Beklendiği üzere çatışma başladı Orduevi'ne kadar kovalarken yerde esmer bir çocuk ağlıyor, bizimkilerde indirmek üzere önlerine set oldum, bu çocuk bizimle deplasmanlara gelen Beşiktaş'lı sandığımız salak çıktı.... :)) Yinede müdahale ederek çocuğu darbelerden koruyup kaldırdık ve o çocuğu bir daha bizim maçlarda göremedim.
Maçka otelinin önüne geldiğimizde bir araç gs bayrağı ile tur atıyor, herkes elindekini savuruyor bende elimdeki parke taşını atarken birden neye uğradığımı şaşırdım, adeta kafamı duvara çarpmıştım !!! "Yolun ortasında direk yoktu bu nerden çıktı" diye bağıra bağıra geri çekiliyorum. Ayhan yanıma koşarak bana yardımcı olmaya çalışıp özür diliyor. Meğer oda araca parke taşı atmaya çalışmış tutturamayarak yanlışlıkla benim kafama o koca taşı indirmişti.




--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz20-03-2007, 17:59
gs maçına sabahlayacağız, Mabet tadilat da olduğu için maç Kadıköy'de oynayacak, gece saat 11:30'da Karaköy'den kalkan son vapura yürüyerek yetişmeye çalışacağız.
Neyseki son vapura yetiştik, parası olan jeton almaya başlamıştı ki bir anda başta galugulu yılmaz elinde zincirle ve diğer gs'liler saldırmaya başladı. Hemen toparlandık ve karşı saldırıya geçtik, ani baskın beklemiyorduk fakat her an tetikte olma gereği ile şartlanmış ve saldırıyı karşı saldırıyla cevaplamıştık. Perşembe Pazarı ve Bankalar Caddesine kadar önümüze ne gelirse süpürdük, sonuçta kovalamanın verdiği müthiş bir huzurla vapurumuza bindik. (Jetonsuz)
Sabaha kadar Kalamış tarafında sabahladık, saat 5:00 civarı stada gitme kararı aldık ve başladık yürümeye, bir tane bile gs'li yoktu fakat yaklaşık 200 kadar polis önümüzü kesti ve bize müdahaleye kalkıştı.
Aynı inançla bizde karşılık verince neye uğradıklarını şaşırmışlardı, bazıları kaçamamış apartman aralarına saklanmaya çalışıyor bazılarıda kapılara vurup bağırıyordu. Bazı arkadaşlar ellerindeki sopaları atmaya başladı (hata) uyardık fakat dinletemedik ve geri çekilerek Kalamış parkına döndük. Bizi burada çevirdiler ve arama yapacaklarını söylediler bizde sırtımızı denize vererek malzemeleri suya bıraktık.
Polis kortejinde stada götürüldüğümüzde yeni gelen taraftarlar, akşamki olayları duymuş olacaklar ki bizi alkışlarla karşıladılar.
O kadar sene tüm maçlara sabahladık fakat gs'lilerle bir kez karşı karşıya geldik, bizim maçlara sabahlamıyorlardı, oda onlara ders oldu.

Kızıltoprak olaylarını da anlatıcam.....

Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünür düşünürüm
İstanbul

Bin bir direkli Haliç’inde akşamlar
Adalarında bahar Süleymaniye’nde güneş
Hey sen ne güzelsin ey kavgamızın şehri
İstanbul

Tophanenin karanlık sokaklarında
Koyun koyuna yatan çocuklarınla bekle
Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi
İstanbul

Haramilerin saltanatını yıkacağız
Bekle o günler gelsin, gelsin İstanbul
Sen bize layıksın bizde sana İstanbul
İstanbul

Boşuna çekilmedi bunca acılar
Büyük ve sakin Süleymaniye’nle bekle
Parklarınla köprülerinle meydanlarınla
Bekle bizi İstanbul
Bekle bizi İstanbul

----
--------------------------------------------------------------------------------

Muhittin Saban20-03-2007, 20:08
Kadıköy'de ki üstsüz maraton ve oynanan fener maçlarının tadı benim de damağımda kaldı. Gece sokağa çıkma yasağı Kadıköy iskelesine yanaşan son vapur ve beşiktaş diye inleyen meydan. Polisin bizleri otobüs duraklarından dışarı çıkarmamaları, kayaların üzerinde işkembeciden alınan şarap niyetine sirke şişeleri:-)) hafif çakır olunca da durak üstlerinde sızmalar.

Ve birden saat gece 02:00 bir hareketlenme "hadi stada gidiyoruzz" hurra ara sokaklardan stada doğru sessiz bir yürüyüş(polisin haberi yok tabi bu toplu yürüyüşten) "O ne?" ara sokaklarda ki apartmanlardan kalabalığın üzerine atılan taşlar ve saksılar..! Ama yine yola devam. Otopark kenarlarından sökülen zincirler ellerde sopalar(bence de hata idi ama ne yapalım savunma adına) kaldırım taşları.. Sessiz 20 dakikalık toplu yürüyüşten sonra tam tren üst geçitten geçerken polis arabalarının ana caddeden bizim önümüzü kesmesi..! Elde ne varsa(taş, sopa, zincir) doğru hepsi tren yoluna..

Neyse tekrar geri gönderiliş iskeleye ve sabah Kadıköy de stad da muhteşem bir kuşatma sonuçta meydan savaşı arada polisler kalır kaçmaya çalışırlar ve zafer...Ama ne yalan söyleyeyim bıçak şimdiki gibi moda bir saldırma aleti değildi. O zamanlar sadece savunma adına bir şeyler taşınırdı üstlerde.

Ehh o kadar aktif bir geceden güneşin sabah ile buluştuğu günün ilerleyen saatlerinde bir de müthiş bir tezahürat... Öyle zordur ki güneş tepeden vururken ayakta kalabilmek, bağırabilmek. Sonuçta maç 1-1 biter bizim Ncdet penaltıdan gol atar ve kupa maçı berabere biter. (Erdoğan Arıca'nın da o zamanlar sağ bek iken taç atarken şortunu indirerek edep yerini göstermesi de cabası!) Şimdilerin beyefendisi olmuş haspamm.!



--------------------------------------------------------------------------------

Muhittin Saban21-03-2007, 16:18
Özer abi,

Sana çok ilginç bir konu hakkında soru sormak istiyorum. Abi,Hatırladığın kadarıyla ve bilgin varsa bizlerle burada paylaşırsan sevinirim. Bu soracağım sorunun konusu bir çok genç arkadaşın tuhafına gidebilir.

Hatırlıyormusun abi, sanırım Eskişehir'de hükmen galip sayıldığımız ve onların küme düşmesi bizim şampiyonluğumuz ile biten seneden ya 1 sonra ya da 2 sonraki sene kapalı tribünde ilginç bir gelişme yaşanmıştı. yanlış hatırlamıyorsam kapalının kafa adamlarından Bora isimli biri(ben o zaman daha küçüktüm size oranla) Galatasaray tribünlerine yani Gs taraftarlığına transfer olmuştu! hatta hemen sonra da İnönüdeki bir Beşiktaş- Gs derbisinde onların yanında tezahürat yapmıştı. hadi burada bizim yapacak bir şeyimiz yoktu ama Gs'lilerin midesi nasıl kaldırmıştı onu anlayamamıştık. Yanyana paylaşılan kapalı da bayağı da makara oluyordu onun transfer olması ile ilgili yapılan atışmalarda.

.




yumurtakafa yılmaz18-04-2007, 11:56
Kadıköy'de fb maçına sabahlayacağız, gece tenteli bir kamyon ile karşıya geçeceğiz. Toplam mevcudumuz 34 kişi civarında, karşıya geçtik, yine Göztepe'de tren yolu üzerinde raylarda bekliyoruz. (Tam olarak neresi bizde bilmiyoruz)
Sabaha doğru, Kalamış'a doğru ilerlemeye başladık ve köşeyi döndüğümüzde bir gözcü farkettik. Aşağıda ise yaklaşık 400-500 fbli var, sol tarafta hürriyet elindeki emaneti yere sürerek etrafa kıvılcımlar saçıyor.
Sokak lambaları sönük durumdaydı, biz aşağı inene kadar lamabalar yandı, bizde bir an şaşkınlığa sebep oldu.
Neyse kavga başladı, vur vur adamlar bitmiyor, geri çekilmek zorunda kaldık bu esnada ekiplere yakalandık. (Benimle birlikte bir kaç kişi)
Kızıltoprak Karakolunda ufak bir fasıldan sonra kimlik tespiti yapıldı ve rezalethaneyi boyladık.
İfade vermek için ara koridora çıktığımızda, Bayrampaşalı Şenol, Bağlarbaşılı Uğur ve bir kaç kişi daha köprü üzerinde fblilerle kapışıyor. Hemen fırladık joplarla geri püskürtüldük, yardım edememenin azabını yaşıyorduk. Bizimkiler binlerce fb liye karşı daha fazla dayanamadı ve Karakola sığınmak zorunda kaldı, fbliler Karakolun camlarını taşlamaya başladı bu esnada bizimkiler Karakol girişindeki yangın mızrakları ve kazmaları alıp karşı saldırıya geçti, içerdeki mutluluğumuzu ifade etmek mümkün değil, yaklaşık 150 metre kovaladılar. Bazılarıda kurtulmak için kendisini kurbağalı dereye atmıştı.
Polisler, yaklaşık 30-40 fbliyi getirip rezalete attı fakat yer dar olduğu için sığmadılar, bizi çağırıp kapıya omuz atmamızı söylediler, içerden sesler geliyor tabii yer ufak zor bela sığdırdık.
Hastaneden haberler gelmeye başlayınca biraz üzüldük. Akşam ki kavga sonucunda, 80 fbli hastaneye kaldırılmış bizden de 7 kişi yara almıştı.Öğleye doğru fblileri paketleyip gönderdiler bizide maç sonuna kadar misafir edip bıraktılar.
Sonuçmu???
Vesilonoviç, (Ganyan Veysel) maçtan evvel avucunu açarak 5 işaretini göstermişti nitekim BEŞİKTAŞ'lı futbolcular onu kırmadı.

--------------------------------------------------------------------------------

Özer Özçetin18-04-2007, 12:26
Saldır Yılmaz saldır,tanısınlar bu tribüne emek verenleri,Uğuru Şenolu tanısınlar,Yumurtafaka Yılmazı tanısınlar,geçmişini bilmeyen geleceğine sahip çıkamaz,Zaten bugün yaşadığımız sıkıntı da budur.Karakola ilk giren fırıncının oğlu Turandı,esmer Turan hatırladınmı.

--------------------------------------------------------------------------------

Özer Özçetin18-04-2007, 12:37
İnönüde bir fener maçına yatmıştık,köprünün altındaki parktayız,fenerliler arabalarla geçip istihbarat yapıyor.Bizde o zaman araba falan nerde.Selçuk Cinerin oradan 4-5 tane dolmuş taksiye binip gece semte iniyoruz.Saat 2 civarı falan acıktık,Optik,Mostra ve ben önce kokoreç aldık,biralama falan ardından köprünün altına doğru gitik,baktık ortalık ekip kaynıyor,fenerliler sabahlamaya gelemeyip,polise haber vermişler,ekipler bizim çocukları dağıtıyor,direneni arabaya almaya çalışıyor,gittik sabahçı kahvesinde bekledik,fenerliler maç saatine yakın geldiler,10 dakika kala.

--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz18-04-2007, 14:09
Yine fb maçı yer Ali Samiyen. Sabah doğru Mecidiyeköy'deki eski otobüs durağının altında beklemeye başladık. Rahmetli KOKO (Cavit) arabayla gelerek bize müjdeli haberi verdi. "fb liler Zincirlikuyu tarafından geliyor koşun" Yayından fırlamış ok gibi fırladık, stadın önünde kapışmaya başladık muzo'nun burnu kırılmış ve kanlar içinde kalmıştı. Ekiplerde kavganın arasında kalmış ve ne yapacağını şaşırmıştı derken fb li bir çocuk Polisin elinden jopu alıp aramıza dalıp uzaklaştı.
Biz de zincirden boşanırcasına saldırdık ve Profilo'nun aşağısına kadar kimi yakaladıysak tepeledik. fb liler için durum içler acısıydı, kapılar açıldıktan sonra aramıza dalan çocuk yanımıza geldi ve bizimle konuşmak istedi Çene çocuğu tokatladı ve kovdu.
fb yi yine 4 golle uğurladık.
Aramıza dalan fb li çocuk daha sonra öğrendiğimize göre, başka kanala geçerek Okmeydanı civarında öldürülmüştü.
Bu da ayrı bir hüzün...
Eski düşmanda olsa, bu cesaretli insanı anmadan geçmek doğru olmaz...

--------------------------------------------------------------------------------

Özer Özçetin18-04-2007, 22:20
Bir de bizim meşhur basket yakalanması vardır,fener maçı öncesi çok büyük bir ekip yakalanmıştı gece,en teşkilatlı topluluktu gelmiş geçmiş,her yönünden sağlamdı,emaneti vs. si.Gazeteler boy boy yayınlamıştı,Çene en başta çıkmştı basında.Bu işlerin bir de tedarik ikmal bölümü vardı,karakolları ziyaret iaşe gibi ekleride.Küçükyalı Aslan birlikte,akşama kadar kovalamıştık.
Ardından fransız tv ler geldi,A.samiyende gs maçı var,basket maçı fotosu ellerinde ,holiganlar nerede diye soruyorlar,Çene ile Kabataş aynımda,bakın dedim,o fotodaki başkumandan burada,işte Çene...
Şaşırdılar röportajlar,foto çekmeler ,illaki fransa da biryerlerde yayınlanmıştır.

--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz19-04-2007, 09:59
Spor Sergi'de fb ile basket maçımız var, gece Maçka Parkının üzerinde sabahlamaya başladık. Gece çok soğuk ve yerler karlıydı, ateş yaktık fakat nafile soğuk iliklerimize işliyor.
Hürriyet poşusunu başına sarmış karda yatarak şov yapıyor, hepimiz bu duruma gülüyoruz.
Bu maç aynı zamanda Bağlarbaşılı Uğur'a yapılan kalleş saldırınında cevabı niteliğindeydi.
Fakat bazı arkadaşlar, soğuktan dolayı, çaya çorbaya gidiyorum bahanesi ile gece kaçmaya başladı. Kalanlar ise aklımda kaldığı kadarıyla, Bango Veysel, Bayrampaşalı Şenol, Mostra Kemal, Güneşin Oğlu, Şeytan Yılmaz, Suadiyeli Hakan, Asabi Sedat, Karga Mustafa, KOKO ile birlikte yanlarında semtlerden arkadaşlar ve birde tam kadro biz vardık.
Sabaha doğru Açıkhava Tiyatrosunun altında fb liler göründü, bizde maratona başladık. fb lileri Divan Otelinin önüne kadar kovaladık, buradaki köprünün üzerinden bizi taşladılar, tekrar yüklendik ve müthiş bir av başladı.
Taksim'de bizden başka kimse kalmadı, Etap otelinin yanı, Gümüşsuyu, Beyoğlu, Elmadağ ve Cihangir komple temizlenmişti.
Spor Sergiye geri döndük, sabah fb liler polis eşliğinde Harbiye istikametinden tezahürat yaparak gelmeye çalıştı ve aynı şekilde ikinci kez kovaladık.
Geri çekilirken ekipler beni aldı, bende elimdeki malzemeyi ağaçların arasına fırlattım, beni ve Nenem Ağzı paketleyip harbiye Karakoluna götürdüler.
İçeri girdiğimizde 2 tane esmer vatandaş vardı, polisler onlara ağbi falan diyor. Onları nezaretten çıkarıp bizi attılar, nezaretin önünde bu 2 vatandaşın ifadesi alınıyor.
- Ağbi bankayı niye soydunuz.
*Paramız yoktu.
-Duvarı neyle kırdınız.
*Çekiç ve murçla kırdık.
-Çekici nerden aldınız.
*Nalburdan çaldık.
-Niye çaldınız.
*Paramız yok dedik ya.

Bizde bu mevzuyu gülerek dinliyoruz, vatandaşlar Kasımpaşa Pamukbank Şubesini soymuş fakat parayı yakalatmamışlar :)
Onları sevk ettikten sonra bize Karakol için arka bahçede odun kırdırdılar ve komple Karakolu paspaslattıktan sonra maç bitişinde serbest bıraktılar.
Maçın sonucunu da hatırlamıyorum.

--------------------------------------------------------------------------------


--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz19-04-2007, 14:11
1990 yılı Askerden yeni gelmişim, Mabet te fb maçı oynanacak, geceden tüm hazırlıklarımızı yapmışız fakat bu sefer sabahlama mekanımız Stadın önü, kalabalığız ve kendimizden de eminiz.
fb lilerin Açıkhava Tiyatrosu etrafında olduğunu duyduk, Cem, Cüce Ayhan, Marlo Erdal, Sarı kısaca ÇARŞI olarak bizler çaktırmadan stadın önünden ayrılıp Gümüşsuyu istikametine koşar adımlarla çıktık.
Bazı arkadaşlar yanlarına çoğu zaman emanet almaz kavga sırasında emanetleri atıp kaçanların emanetlerini alırdı. Bende de emanet yoktu, Mete Kavşağında soluk soluğa kalarak kavgaya başladık, taşlar molotoflar yağmaya başladı, Sarı solda biraz arkada, yanında ve biraz önde Cem, yanında ben, sağ tarafta Marlo sıralanmışız. Emaneti kullanamayan bir çocuk öylece yanımda duruyor, emaneti istedim vermedi o esnada emaneti yere atarak kaçtı, bende yere eğilip emaneti almaya çalışınca kafama taş yedim ve bir anda fb lilerin arasında kaldım, geri baktığımda bizimkilerin çekildiğini farkettim fakat iş işten geçti tabii.....
Sonuç, stratejik hata stadın önündeki arkadaşlar ile birlikte fb lileri uçurabilmek varken yokuş yukarı koşarak kavgaya girdik ve ben 22 emanet yarası ile Şişli Etfaldeyim.
Etfale gidişimde ilginç, bir Polis beni ayağa kaldırdı ve şoför arkadaşına arka kapıyı açmasını söyledi, oda "arabam kan olur" diyerek bastı gaza başka bir ekip otosu geldi ve oda aynı şeyi söyledi, beni ayağa kaldıran Polis elindeki gazeteyi göstererek "bunu serelim, birşey olmaz genç çok kan kaybediyor" dedi ve bu şekilde Şişli Etfale yetiştik.
Ameliyat olmam gerekiyor fakat kan kaybı çok olduğundan sadece lokal anastezi ile çalışıyorlar. 4-5 doktor biri kolumu dikiyor biri bacağımı biri böbreklerde diğeri kalbe bakıyor.
Ertesi sabah, yattığım yerden (Girişte solda ilk oda) kapıya bakıyorum Çolak Cüneyt ile Cüce Ayhan ve Deve Erol beni ziyarete gelmiş fakat ailemden çekindikleri için içeri giremiyorlar, işaretederek yanıma çağırdım ve maçın sonucunu sordum.
BEŞİKTAŞI'ımızın uğruna yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim.
Ve en önemlisi sorumlulukların hepsi bana aittir.
Bizler kanımızı ve canımızı, kimine göre bir hiç, bize göre de Şerefimiz için verdik.
Hiç kimsenin çekincesi olmasın, bu olayları bir daha yaşamak gerekirse İMTİNA ETMEYİZ........
Sıra Deplasman maceralarında......

--------------------------------------------------------------------------------


yumurtakafa yılmaz19-04-2007, 16:33
yIlmaz abi maçın sonucunu merak ettim ben şimdi :)

BEŞİKTAŞ=3 fb=1

Federasyon Kupası maçıydı.

--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz20-04-2007, 08:51
Özer, ara sıra araya girerek hatırlatmalarda bulunuyor ve gerçekten de iyi yapıyor. Bazı olayları hatırlamakta zorlanıyorum hatta arkadaşlarımın isimleride buna dahil. Bu nedenle ismini unuttuğum tüm arkadaşlardan özür dilerim. (Unutmadan !!! Yara aldığım maçta, boğazıma döner salladılar eğildim saçım ile derimin bir bölümü benden ayrılmak zorunda kaldı.)

Eskişehir deplasmanına gideceğiz, Süleyman Seba nasıl olduysa taraftar için otobüs kaldırma kararı aldı.
Cepte beş kuruş yok sadece yüreğimizde BEŞİKTAŞ sevgisi var üstelik Ramazan ayındayız.
Açıklama yapmayayım bir şekilde yolda karnımızı doyurduk ve Eskişehir'e indik. İnci (Selim), Cüce Ayhan, Pembe Hasan hep beraber stadtan uzaklaşıp şehre girdik. Ara sokaklardan birinde bir pastahane bulup karnımızı doyurduk ve dolaşmaya devam ederken Es-Es ler birden karşımıza çıktı, 150-200 kişi varlar meğer onlarda stada gelip kavga yapacaklarmış. Onlarda şaşkın bizde tabii şaşırdık, bizim Es-Es avına çıktığımızı sanıyorlar. :) Biraz küfürleşme falan sonra konuşmalar ve derken düzgün bir şekilde kavga çıkarmadan ayrıldık.
Stadın yanında boş bir alan vardı, Semra ÖZAL helikopter ile maça gelmişti hepimiz nefretle bakıyoruz, onun BEŞİKTAŞ taraftarı olması zorumuza gidiyordu.
Neyseki maçı Ziya'nın golüyle kazandık ve geri dönüşümüz muhteşem oldu.
Bilecik'te mola verdik, yemek yiyicez bütün esnaf dükkanları kapatmış.
Açık bir dükkan bulduk ve içeri daldık, yemeğimizi yiyoruz, çıkışta para kasasında rahmetli CAVİT (KOKO) hesap alıyor. :) Cavit'i tanımayanlarda hiç itiraz etmeden para veriyor. Neyse; ayıp olur dedik ve aramızda topladığımız bir miktar parayı (:o) lokanta sahibine vererek İstanbul'a geri döndük.



yumurtakafa yılmaz27-04-2007, 21:27
Şeref Stadı otel olunca, Fulya antranman sahası olmuştu.
gs liler bizim Sarı Fırtına Metin'i ayartmaya çalışıyordu ve bizde gerçekten Metin'in ayrılmasını istemiyoruz.
Fulya'dayız, Ercü, Camgöz, Pembe, Çene, Cem, Cüce Ayhan, Deve Erol, Morgöz hep birlikte antraman sonunda futbolculara uyarıda bulunucaz.
Metin'in Doğan arabası var, Çene emaneti çıkarıp arabanın lastiğini deldi. Bizde "neden yaptın" diye sorduğumuzda, "bir yere gitmesin de bizi dinlesin" dedi. Neyse duştan çıkıp geldi, biz biraz kızgın şekilde sorguya çekiyoruz oda titrek cevap veriyor. "Görüştüm fakat gitmiycem" falan diyor. Derken Samet çıktıbiraz ilerde arabasına binerken aklı sıra bize fırça atıyor hemen tepkiyi koyduk oda arabaya binerek kaçmaya çalışıyor, yaklaşık 50 mt. koştuk tabii onun "motor" gücü var yakalayamadık.
Metin bir maçta sakatlanmış ve kafatasında çatlak meydana gelmişti ve gs onu almaktan vazgeçmişti, sevindik tabii Metin TEKİN BEŞİKTAŞ tarihine mal olmuş, yiğit bir BEŞİKTAŞ'lı olarak kalmıştı.
Özer'in daha evvel Metin AŞIK'ın (eski fb başkanı) Fulya açılışına gelişini yazmıştı, benimde ekleyecek bir notum var.
Metin AŞIK'ın etrafını sararak bir ufak uyarıda bulunduk. fb lilere para vererek emanet temin etmelerini sağlıyor onları paraya boğuyordu. Hemen elini cebine attı çek koçanını çıkarark "arkadaşlar ihtiyacınız varsa sizede çek keseyim" şaşırmıştık, "ne diyo lan bu" Cem kızarak çek koçanına malum bir adres gösterdi, (arka taraflarda)

Zincirlikuyu'da europort disko önünde fb'liler varmış gittik bekliyoruz, hiç kimse gelmedi. Sakallı bir denyo yanımızdan geçip taşlamada bulunuyor "haracımı almaya geldim" falan diyor. Biraz yukarda gürültü oluştu 3-5 kişi Sarı Murat'ı aklı sıra sıkıştırmaya çalışıyor. Maalesef sakallı ve arkadaşlarının yüzünde baloncuklar oluştu. :) Sakallı daha sonra gelip özür diledi. "ağbi gelmeden evvel haber verseydiniz giriş için bilet ayarlardık"
Cebinden Milli Piyango biletlerini çıkarmış hediye olarak bize veriyor. :)
Ne alakası varsa !!!
Daha sonra Çene o diskonun önünde birini yaraladı ve Askerden izne gelmiş olduğu halde mapus damlarıyla tanıştı.

--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz01-05-2007, 18:51
Çok uzaklara gitmek istemezdim fakat “Beşiktaş’ta yaşamak ile başka bir semtte yaşamak” arasındaki kendine has özellikleri anlatmak gerektiğinden, 1980 öncesi ve sonrasını yazmak durumundayım.
1970 yılında memleketten göç ederek, Abbasağa Mahallesinde eski ahşap bir eve taşınıp yerleştik. Babam, Beşiktaş Ihlamurkuyu Caddesinde bulunan, un fabrikasında çalışıyordu, o tarihlerde henüz 2-3 yaşlarında olduğumdan futbol ile ilgili herhangi bir bilgim yoktu sadece Beşiktaş’lı olduğumu biliyordum.
1973 yılında, Şair Nedim Caddesine taşındık. Şimdiki Maya Pastanesinin olduğu yer. Kıbrıs Barış Harekatını burada yaşamıştık ve ailece Bülent ECEVİT’çi (Karaoğlan) oluvermiştik.
1975-76 yılları arasında, Yenimahalle Bostan Üstüne taşındık. Bu taşınma, aynı zamanda hayata bakışın yeni yeni oluştuğu evrelerdi. Yakın akrabalarımızın hemen hepsi Beşiktaş’ta otururdu ve hepside koyu Beşiktaş’lıydı.
Okula başladıktan sonra Mabetteki goooollll sesleri bizi kendine çekiyor fakat cesaret edip gidemiyorduk. Selaltı Sokakta oturan Selim (İncibaba), Hasan (Pembe), Tuzbaba’dan Ayhan (Cüce), Mısırlıbahçe’den Ergin (Çene) birlikte birkaç kez Mabete gitme cesareti gösterdik, İstanbul’da sadece bir stad olduğundan Fenerin ve Cimbomun maçlarıda burada oynanıyordu. Ayhan (Eskiden Cimbomluydu) bazen bize takılmazdı fakat biz diğer takımların maçlarına da gidiyor, sandaviç, şapka, gazete ve strafor (Köpük) satıp para kazanıyorduk. O tarihlerde koltuk yoktu ve taraftarlar betona oturmak zorundaydı bu nedenle gazete ve köpükten bayağı para kazanıyorduk. Daha sonra semtin bütün çocukları, özellikle Beşiktaş maçlarını seyretmek amacıyla İnönü’ye gitmeye başladık. Hafta sonlarını iple çekiyor ve deplasman maçları hariç her maça gidiyorduk. Bazen de hafta içi, Şeref Stadına giderek Beşiktaş’ın antramanını izliyorduk.
Bizi heyecana boğan diğer unsur, Okuldayken (Ben Sinanpaşa İlkokulunda okuyordum) duyduğumuz silah sesleriydi, okul çıkışında buluşup sesin geldiği tarafa koşuyor merakımızı gideriyorduk.
Sağ sol çatışmaları hayatımızın bir parçası olmuştu, insanlar birbirini öldürüyor bize de oyun gibi geliyordu.
Babamla birlikte birkaç kez 1 Mayıs yürüyüşüne katılmıştık, yürüyüşün başladığı yer Beşiktaş olduğu için herkesin dikkati burada yoğunlaşıyordu, 1977 1 Mayıs katliamının olduğu süreçte, zarar görmememiz için bizi götürmemişlerdi.
ÇARŞI’nın tarihini yazanlar bu siyasi çalkantıları çocukluğunda yaşamış ve 12 Eylül’den sonra lümpen bir futbol sevdasıyla hareket etmiştir.
Ancak, bu lümpenlik İstanbul Metris Cezaevi firarı ile kısmen aşılarak, Devrimcilere saygı duyan bir isyan hareketine dönüşmüştür. Bazı arkadaşların gözaltılarda takındığı tavır ve cezaevlerindeki hal ve hareketleri herkes tarafından takdirle karşılanmış ve ÇARŞI onurunu buralarda da yaşatmışlardır. Tüm bu kendiliğindenci oluşumlar içinde gittikçe gelişerek bu gün, alanlarda ve stadlarda memleket meselelerine de sahip çıkarak kendisini geliştirmiş ve taraflı tarafsız herkesin sempatisini kazanmıştır.
Çarşı’nın siyasi görüşü yok diyenlere itham olunur


--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz28-05-2007, 21:27
Nerede kalmıştık ???
Deplasman maceraları ve semt mücadeleleri...
trabzon deplasmanına gidilecekve ben yetişemediğimden isyanlardayım... Üstelik şampiyonluk maçı, neyse arkadaşlar aralarında para topluyor fakat para yetersiz, şoför kabul etmiyor tabii, bizimkiler dönüşte paranın ödeneceğine dair söz verip şoförü bir şekilde ikna ediyorlar. Adapazarı tarafında yola devam ederken birde bakıyorlar direksiyon şoförün elinde kalmış, araba kendiliğinden gidiyor. Adeta bir çizgi filmi andıran bu durumda, araba yavaş gittiği için kaza yapılmadan duruluyor ve zor bir şekilde tamirciye yanaşıyorlar. Tamirci işin uzun süreceiğini söyleyince bizimkiler şoförü dövüp geri geliyor. Arkadaşları BEŞİKTAŞ'ta görünce şaşkın bir şekilde seviniyoruz. Maçı hep beraber televizyonda seyrediyoruz, bizim kaleci Zafer hayatının maçını oynuyor ve adeta şampiyonluğu bize hediye ediyor... Teşekkürler ZAFER....

fb li olduğu varsayılan kasımpaşa gurubu emanetlerle bizimkilerin takıldığı kahveyi basmaya çalışıyor, sonuçta fb açısından hüsran tabii ki, fb liler kaçıyor bizimkiler kovalıyor, polisin biri silahını ateşliyor ve Cüce AYHAN kalçasından vuruluyor. Ayhan bu durumda dahi mevzuya devam ediyor ve daha sonra yürüyerek Şişli Etfal hastanesine gidiyor... Cüce AYHAN'ı kaybettiğimizde kurşun hala vücudundaydı, polis kurşunu olduğu bahanesi ile mermiyi çıkarmamışlardı. Ya da bize öyle ifade edildi. (Aradan 5 yıl geçtikten sonra AYHAN'ı kaybettik)

Oysa AYHAN hala aramızda ve hala en ön safta tüm solcu kişiliği ile bize umut taşıyor.
Her 1 MAYIS'ta Çene, Deve Erol, Morgöz, Şenol ve Ayhan ile birlikte alanlardayız...
İnanmıyorsanız 2008 1 MAYIS'ına gelin, görürsünüz...

yumurtakafa yılmaz15-08-2007, 19:00
tekrar selam dostlar.
yazılarımda dikkat ettiyseniz OPTİK ten pek bahsetmedim...
hatta bir çok arkadaş şaşı veysel ide tanımadığı için ondanda bahsetmedim.
işin aslı şaşı veysel in babasının semtte kirli işlere bulaşarak çocuğuna kötü alışkanlıkları aşılaması, veyselinde alışkanlıklarından ötürü bu kötülükleri başta OPTİK, CÜCE AYHAN ve diğer arkadaşlar bulaştırması hepimizi üzdü.
bu olayları öğrendikten sonra bir çok sefer arkadaşlarımızı tedavi amacıyla gözetim altına aldık fakat doğrusu başaramadık.
şaşı veysel ile babsı ceza aldı fakat bu arkadaşların alışkanlıklarında herhangi bir değişikliğe yol açmadı.
nitekim, şaşı veysel, babsı hacı, SONER ve CÜCE AYHAN hayatını kaybetti.
kendi aramızda bunun vicdani hesaplaşmasını tartışmaya başladık.
ve bir canımızı daha bu şekilde kaybedebileceğimizi biliyorduk ve kendimizi buna hazırlıyorduk. OPTİK ile ilgili bolu dan iyi haberler gelmeye başlayınca hepimiz bu mutluluğu kendi aramızda paylaşıymaya başladık. taa ki tahliye olup aramıza katılana kadar. daha ne olduğunun farkına varmadan bir canımızı kaybetmiştik.
oysa hazır değilmişiz...
peki bize kim yemek ısmarlayacak...

ankara ya deplasmana gideceğiz, mola verildi herkes yemek yiyor, ücret isteyen garsona herkes OPTK i gösteriyor. OPTİK ise kafası güzel, ayılmak için kendisine cacık söylemiş, cacığın içinde yüzüyor. arabalara bindik, OPTİK araçta yok baktık garsonlar OPTİK' silkeliyor. indik aşağı ne oluyor dedik. OPTİK- cacık otuz bin lira benden dört milyon istiyor i...ler.. şuraya bak yaaa... dedi. bizde gerekeni yaptık ve OPTİK i alarak yolumuza devam ettik.

"OPTİK BAŞKAN BİZE YEMEK ISMARLASANA" esprisi de burada başladı.

--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz16-08-2007, 19:59
maziyi anmak bizi çoğu zaman mutlu kılar. (yiğitliklerle dolu)
fakat bize acı veren bazı olayları da yad etmeden geçemeyiz.
mevzuları anlatırken, hep başarılardan bahsetmek bizim gerçekliğimize uymaz.
benim vurulmamdan sonra ercü (eski ÇARŞI lı) - olabilir kardeşim noolmuş, bir yılmaz gider bin yılmaz gelir, kavga devam eder demiş ve açıkçası pek umursamamıştı. akabinde Cumhurbaşkanlığı Kupası için ankara ya fb maçına gidildi ve bir gözünü kaybetti. üzücü tabii ki, sonrasında ercü de bizi terk etti.
aslına bakarsanız, bende 1-2 sene ara vermek zorunda kaldım fakat BEŞİKTAŞ aşkı her şeyden üstün geldi.
bu yolda düşenler oldu.
vurulup ölenler oldu.
evlendim ilk işim eşimi maça getirmek oldu;
çocuğum oldu ilk iş olarak onu maça getirdim.
geçmişten geleceğe, onurlu bir duruş için adınıda ONUR koyduk.
diğer çocuğum (kız) ağbisinden yav... fb. marşını duymuş dilinden düşürmüyor. (henüz 4 yaşında) ağbiside -ayıp sen kızsın söyleme, diyor.

ÇARŞI daki isyan anlayışının nasıl geliştiğini daha evvel kısmen kendi çocukluğumu anlatarak ifade etmiştim.
bu konu hakkında OPTİK ile bir şeyleri anlatmadan geçemiycem.
OPTİK in ailesi muhafazakar bir aile idi dolayısı ile OPTİK de bundan etkilenmiş bir arkadaş idi... zamanla, toplumsal duyarlılıklar ön plana çıkmış ve 89 Bahar Eylemlerinde (sınıf eylemleri) zirveye çıkmıştı.
OPTİK in İ.Ü. üniversite hayatına başlamasıyla hayata bakışında tamamen farklı çizgi oluşmuştu.
İ.Ü. sol anlayışın kalesi olmasına karşın, azınlıkta olan bazı kişiler Ülkemizi kurtarmak adına satırlarla sol görüşlü öğrencilere saldırıyordu. OPTİK ve arkadaşları satırlı birini yakalamış ve kolluk kuvvetlerine teslim etmiş fakat OPTİK ler ceza almıştı. (yakaladıkları şahıs zivil poliz çıkmış)
kendisi ile zaman zaman ülke sorunları konusunda tartışır ve neyin nasıl olması gerektiği konusunda net sonuçlara varırdık. bu tartışmalarda hemen hemen hepimiz aynı düşünceyi paylaşırdık. çok sesli bir ortamda tek bir yürek olmayı bu tartışmalarda geliştirdik.
o dönemlerde de güncel olayları takip ederdik. ancak güncel olayların hayatımızı ve dostluklarımızı zedelemesi ya da etkilemesi mümkün değildi.
oysa şimdi; bütün gençler hayatını ve görüşünü basit bir şekilde dizilere ve medyatik popüler kültüre endekslemiş durumda...
para, bir araç olamktan çıkmış ve amaç haline dönüşmüş...
biz dostluklarımız maddi değil maneviyat üzerine kurduk.
ve öyle sade kalacak...

Özer Özçetin19-08-2007, 12:44
Bugün sizlere çok çnemli bir nostalji yapacağım,Beşiktaş tribününün Kadıköydeki kahramanlıkları meşhırdur,tesislerin basılması başta olmak üzere bir çok mevzu,ama bir tanesi var ki hep yanlış anlatılır aksine tarihi bilmeyen fenerlilerce övünç vesilesi olarak yansıtılır.
Bir çok siteye giriyorum buna ortak taraftar siteleri de dahil,özellikle gözüme çarpan bir şey,Beşiktaş taraftarı kahraman ama biz de onlara karakol mevzuunu yaşattık karakola sığındılar diye hatta o konuda besteleri bile var.Olayın gerçeği ise şöyledir.
fener ile bizim tribün arasında devamlı gel git yapan bir çocuk vardı[ki gs ile kadıköyde oynadığımız maçta yara almıştı,ben onu kanlarını silerken o zamanki Bulvar da fotomuz çıkmıştı]karakolun karşısında köprünün üzerinde duran 5-6 kişilik Beşiktaş grubuna yaklaşıyor selam kelam derken,o dönemde tribünde yetkili olan arkadaşımız bunu tokatlayıp bir daha yanımıza gelme diyor,o da gidiyor 200 kişiden daha fazla olan bir fenerli grubunu toplayıp getiriyor,bizimkiler karakolun önündeki yangın tertibatında olan kazma kürek yangın tüpleriyle daha fenerliler yaklaşmadan hücuma geçiyor sayıca 200 den fazla olan grup yara alarak çil yavrusu gibi dağılıyor,bu arada güvenlik güçleri ön grubun arkasında kalan 2-3 arkadaşı içeri alıyor,daha sonra diğerlerini de fenerlilerin tarafından gelen güvenlik güçleri karakol tarafına sürüklüyor.Toplam 7 kişi içeri alınıyor mAÇ bitim satine kadr karakolda kalıyor,Bizimkiler içerdeyken fenerliler karakol önüne gelip slogan atıyor.Bir saat önce 3 kişi tarafından çil yavrusu gibi dağıtılan 200-300 kişlilk fenerli topluluğu iki grup güvenlik gücü tarafından içeri alınan 7 kişinin eli kolu bağlanınca karakol önüne ancak gelebiliyor.
Bu satırları ortak sitelere taşıyın,gerçekleri herkes öğrensin.



Omer Kalaycıoglu25-08-2007, 13:30
yaa hangi sene unuttum ama bağlarbaşında sabahlamıştık bir fb macında iett garajında yaklaşık 2bin kişi sabaha karşı yola cıktık bağlarbaşından kadıköye kadar ölmeye ölmeye geldik fener an..........geldikdiyee haydarbaşa köprüsü üzerinde yolumuzu kezmişti emniyet kadıköye sokmamak için. sonuc = yürüyerek stada ulaştık ilk gördüğümüz fenerlileri öğlen önlerinde polisle gelirken görmüştüm.ne acı dimi kendi stadına önünde polisle geliyorsun. birde eskiden kapalı yarı yarıyayken sözde yani cünki hep biz alıyorduk bunu anlattığınız fenerli arkadaşlar inanmazsa onlara kemal sunalın şaban gol kralı filmini izlettirin o sahneler bir fb macı öncesi cekildi kapalıya iyi baksınlar bir tane fbli varmı. burdaki abilerimden özür diliyerek nacizana bir katkı yapayım dedim nede olsa yaş 35 oldu. bağlarbaşılı ömer

--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz08-09-2007, 18:43
buralarda yazı yazarken bir kaç tane bizi üzen olay gerçekleşti. biz istesekte istemesekte ama tahmin ederek ama uzak durmaya çalışarak şahsımıza yapılanları da sineye çektik.
tasfiye edilen d--- y----z lakaplı bir arkadaşımız var, vardı.
insiyatif kullanmaya çalışan medyatik ve geveze olduğu kadar bize uzak.
genç arkadaşlara misyon yükleyerek, olduğundan farklı mizansenler yaratmaya çalıştı.
Grup Yorum'un konserinde forma hediye etmeye kadar.
Çene ve ben bu arkadaşı çözdük ve diğer arkadaşları da bu konuda uyardık ama biraz geç kaldık desem yeridir.
bizim sayemizde kendisine kariyer yapmayan çalışan bu arkadaşa 2003-2004 sezonunda yol verdik.
bütün bunları anlatma gereğini duymamın sebebi, dost seçerken dikkatli olmaya çağrı niteliğindedir.
BEŞİKTAŞ-istanbulspor maçında 1-1 berabere kaldık ve hiç yoktan bu genç arkadaşlar Asya Kartalları ile kapıştı...
önlerine geçtim fakat nafile, Ali arkadaş ayağından yaralandı...
olayı bizzat gören biri olarak yüzüm kızardı...Asabi Sedat'ı tanıyordum, Ali arkadaş'ta BEŞİKTAŞ ve ÇARŞI uğruna bir çok defa hayatını ortaya koyan arkadaşlarımızdı...
ancak; d---- y----- dahil yeni arkadaşlar bu canlarımızı tanımadığı için, maalesef kan akıtıyordu.
Tüm semtlerdeki arkadaşlarımıza çağrımdır...
hiç kimse, kimseye misyon biçmesin.
akılsız dostum olacağına, akıllı düşmanım olsun.

biz buradayız...

en yakın zamanda BEŞİKTAŞ'tayım.

--------------------------------------------------------------------------------

yumurtakafa yılmaz08-09-2007, 19:39
[QUOTE=Özer Özçetin;34532]Bugün sizlere çok çnemli bir nostalji yapacağım,Beşiktaş tribününün Kadıköydeki kahramanlıkları meşhırdur,tesislerin basılması başta olmak üzere bir çok mevzu,ama bir tanesi var ki hep yanlış anlatılır aksine tarihi bilmeyen fenerlilerce övünç vesilesi olarak yansıtılır.
Bir çok siteye giriyorum buna ortak taraftar siteleri de dahil,özellikle gözüme çarpan bir şey,Beşiktaş taraftarı kahraman ama biz de onlara karakol mevzuunu yaşattık karakola sığındılar diye hatta o konuda besteleri bile var.Olayın gerçeği ise şöyledir.
fener ile bizim tribün arasında devamlı gel git yapan bir çocuk vardı[ki gs ile kadıköyde oynadığımız maçta yara almıştı,ben onu kanlarını silerken o zamanki Bulvar da fotomuz çıkmıştı]karakolun karşısında köprünün üzerinde duran 5-6 kişilik Beşiktaş grubuna yaklaşıyor selam kelam derken,o dönemde tribünde yetkili olan arkadaşımız bunu tokatlayıp bir daha yanımıza gelme diyor,o da gidiyor 200 kişiden daha fazla olan bir fenerli grubunu toplayıp getiriyor,bizimkiler karakolun önündeki yangın tertibatında olan kazma kürek yangın tüpleriyle daha fenerliler yaklaşmadan hücuma geçiyor sayıca 200 den fazla olan grup yara alarak çil yavrusu gibi dağılıyor,bu arada güvenlik güçleri ön grubun arkasında kalan 2-3 arkadaşı içeri alıyor,daha sonra diğerlerini de fenerlilerin tarafından gelen güvenlik güçleri karakol tarafına sürüklüyor.Toplam 7 kişi içeri alınıyor mAÇ bitim satine kadr karakolda kalıyor,Bizimkiler içerdeyken fenerliler karakol önüne gelip slogan atıyor.Bir saat önce 3 kişi tarafından çil yavrusu gibi dağıtılan 200-300 kişlilk fenerli topluluğu iki grup güvenlik gücü tarafından içeri alınan 7 kişinin eli kolu bağlanınca karakol önüne ancak gelebiliyor.
Bu satırları ortak sitelere taşıyın,gerçekleri herkes öğrensin.
(özür dilerim bu mevzuyu, ben karıştırmş olsamda)

MEVZU DAĞILMASIN, TESİSLERİN BASILDIĞI SÜREÇ

BU MAÇIN ERTESİNDE SÖYLENEN TEZAHÜRAT.

1-2-3-4-5-6-7-8-9-10 NAKAVT

bu mevzuda maalesef ben yoktum.

--------------------------------------------------------------------------------

Özer Özçetin09-09-2007, 18:35
Beşiktaş tarihini yeniden yazmaya gerek yok,ortada şanlı şerefli bir mazi var,gelecek günleri yeniden eskiye bakarak inşa etmek hepimizin asli görevidir,Beşiktaşın efsane Kapalısında harca el atan herkesin ,bir tuğla koyanın yeniden yapılanmada hakkı ve sözü vardır olmalıdır.Ayrıca G.YORUMA forma veren sadece D.Y. değildir,bunu bilmekte yarar var.Birde tribünden gidişi sadece o kadar bir cümleyle açıklanacak kadar basit değildir.
Biz bu saatten sonra eski defterleri yeniden açarsak barışı dostluğu nasıl inşa edeceğiz.
Eskileri yüreğimize taş basarak kötü yönleriyel unutacağız,iyi yönleriyle dört elle sarılıp güzellikleri yeniden kuracağız.
 
Report to moderator   Logged Logged  
 
Last Edit: 2008/04/11 09:02 By ibrahimozdincer.
  The administrator has disabled public write access.
#52
ibrahimozdincer (User)
Expert Boarder
Posts: 100
graph
User Offline Click here to see the profile of this user
Cvp:bir başkadır beşiktaş tribünleri 4 Months, 4 Weeks ago Karma: 0  
1982 deki şampiyonluğumuzda ilkokul 1 e gidiyordum ve şampiyonluğu çok büyük cubuklu 15 metreye 7-8 metre filan yün kumaştan yaptırıp evimizin balkonundan sarkıtmıştı babam meeğer önceki yıllar bu şampiyonluklarda yapılmamış beşiktaşlılar öncü olmuşlar bunu sonradan öğrendim.ibrahim tatlısesin bir filmi var marmariste inşaat işcisi zicoyu-sokratesi seyrediyo 82 ispanya dünya kupasını o filimdede marmariste yolda bjk bayrakları asılı olduğunu farketmiştim ertesi senede zaten trabzon şampiyon olduğunda tek tük trabzon bayrağıda görmüştüm bizim o şampiyonluğumuza bakıyorum cok fazla berabere kalınmış ama takım genede şampiyon olmuş.es-es maçından önceki meçhur 0-0 biten sokağa cıkma yasağının olduğu trabzon maçını ondan önceki zannedersem bolu deeplasmanını anlatır hep buyuklerimiz keyifle dinleriz.eskişehirli amigo orhanıda unutmayalım o maçta tabiiki,ziyanın attığı 2.gol gözümün önüme hep gelir ve dönerken yol kenarında durdukları ve boğazda karşılandıkları bir özlemin bitişi dorde miliç in konuşmaları mehmet üstünkayanın konuşması,rasimin sevinci güzel günlermiş güzel anlamlı şampiyonluklar güzel sevinçler maalesef artık yok.

Evin balkonuna ve sokaklara bayrak asmanin ilk basladigi sene bu senedir.Belki tek tuk daha onceki sampiyonluklardada bayrak asilmistir mutlaka ama bu yogunlukta bayrak ilk olarak o zaman oldu ve bir dahada ben bu yogunlugu gormedim.Oyleki Kadikoyde her sokakta Besiktas bayraklari vardi.Bu olayin ilk baslamasindan dolayi acemiliklerde vardi.Bayraklar elle uzansan veya hafif bir cabayla bile indirilebilecek yukseklikteydi.Fenerbahceliler her gece bayrak indirme operasyonuna cikiyor yuzlerce irili ufakli bayrak indiriyordu.Bayrak asimina Trabzonla oynanan 0-0 iten kritik mac oncesinde baslanmisti.Isin ilginc yani Besiktas bayraginin ucte biri kadarda yine cok yogun Trabzon bayragida yine Kadikoy sokaklarinda vardi.0-0 lik Besiktas-Trabzon macini anilarda detayli anlattigim icin tekrar yazmayim.Trabzonun kapaliya giremedigi bir macti. http://www.youtube.com/watch?v=YUHOqKsT86M
http://www.youtube.com/watch?v=IoFgLOet1pw

http://www.youtube.com/watch?v=Hw6srgIIL6I
http://www.youtube.com/watch?v=vMW2nmhwkRg
http://www.youtube.com/watch?v=e2AbqLdnSJo

1989 atkısı forza beşiktaş yazar yanlardaki çizgileri kırmızı-siyah-yeşildir tırtıllı atkıdır beyaz zemin üstüne siyah yazı ile.en soldaki tekdiş yavuza benziyor yanındaki yüzde yüz cüce ayhan davulu çalan ercan abinin dediği gibi yüzde doksan cem abi yanındakinin ismi dilimin ucunda sanki bıyıklı olanda parlak serkan diye bir yerde söylenmişti bir de ekin baksın fotoya.milan'ın efsane zamanları tabi holladalı yıldızlar 3 laleler gullit-vanbasten-rickart yani bizim 3 laleler metin-ali-feyyaz olayı artı beşiktaş karagümrük maçı nasıl olur inönü kapalısı orası yani 83-84 te karagümrük lig1 de değil ha onu söyleyen arkadaş olası bir özel maçıda hatırlıyorsa bravo o atkıyı optik başkanın 1989 konya deplasmanı fotosunda 1991 cüce ayhanla çekildiği fotoda bu topicin eski sayfalarında bulabilirsin tahminen maçın senesi yüzde seksen 1990-91 sezonu yüzde yirmi 1991-1992 sezonu.saygılarımla.CÜCE AYHAN beşiktaşın 2.dönem çarşısından yani bago veysel-karga mustafa-uğur abilerden gelen vurucu tim tabir edilen hürriyet-optik-jaws cengiz-soner gibi çarşının bel kemiklerindendir.1997 yılında beşiktaş van deplasmanındayken haberi ölüm haberi tribüne gelmiş ve çarşının kalbi parçalanmıştır çünkü aynı sene soneri 31 aralıkta trafik kazasında kaybetmişlerdir ve 2 sene sonra parlak serkanı ve şu anda kaybedilen arkadaşlarımız ve abilerimizle gercekten çarşı cok büyük kayıplar vermiştir allah geride kalanlara uzun ömürler versin.
[img size=150][/img]




kabataş hakan-ekin'in kardeşi-alen-ayhan-tatar şenol-cem-sarı murat-d.erol'un olduğu bii iki resim

pembe hasan-inci baba-şevşek ali-sarı murat
cüce ayhan-cem-parlak serkan-tekdiş yavuz.
ankaralı ayhan
EKİN KARDEŞİMDEN BİR ANI
bir tsyd kupasi vardi biliyorsun...kapalinin önünde biz yukardian saldiriya geciyoruz, 1 yara aliyoruz fenrliler 1 aliyor, sonra fenerliler fazla direnemeden sahile dogru kaciyorlar....ilk isiklandirilmali mac...iste o kovalama aninda , fenerliler kactiktaan sonra, eski acigin oraya gelmistik, DAHA TABI ortaalik karmancorman, polisler kosuyordu falan filaan...

o eski acigin orada, jaws cengiz, tekerlikle sandalyede oturan bir fenerliye, adamda bayagi babayigit birisiydi saniyorum, büyük bir saygiyla selam verdi, kan ter icinde...cok garip bir durumdu o anda ona selam vermesi...o fenerli cok sinirli bir sekilde, selami zar zor alip,hemen arkasindan cok sesli bir sekilde " YAKALAYIN YAKALAYIN BESIKTASLILARI; SU YÖNE KACTILAR" gibi cok sesli bir sekilde bagirdi...kimsede birsey yapmadi veya söylemedi birsey....

YAŞLI KURT ABİMDEN
O yillarda besiktas uzun yillar sampiyon olmamasina ragmen cok guclu bir tribun kurgusuna sahiptir.Ideolojik yakinlik dolayisiyla gs-besiktas dostlugu o yillarda kurulmus olsada o dostluk besiktas trafindan hep tek tarafli kullanilmis gs lilar bjk macina giderken ve sabahlarken bjk lilar gs a o destegi vermemistir.O yillarda besiktas gs i bir kez kapaliya sokmamis o mactada diger tribunler yari yariya yeni acik tribun gs lilarin ucte iki cogunlugunda olmustur.bir macada gslilar bjk atkilariyla kapaliya girebilmis fakat kapalinin
ucte birini bu sekilde almislardir.Bu durumlardanda gordugumuz gibi o yillarin tartismasiz galibi bjk tir.O yillardaki fb galatasaray maclarinin tumu yari yariya olmustur.galatasarayin kapalinin 2 kapisina karsilik fenerbahceyi tek kapidan sokmak gibi bir ustunlugu olsada net bir ustunluk yoktur.
O yillarda sokaga cikma yasagi oldugundan saat 6 daki kadikoyden kalkan ilk vapurla stada gelen fenerliler stad civarinda 7 de olabiliyordu.Fnerbahce gelene kadar semtten gelen besiktas kapaliyi tamamen kapatip kabatasda fenerlilerin yolunu kesiyordu.galatasaray icin ise lisenin yatakhanesinde sabahlanip stada inildigi yillardi.



VE ERCAN ABİ CANADAİN'İN YAZDIKLARINDAN BİR DEMET KARŞILIKLI TARTIŞMA ŞEKLİNDE
ESKİ GS-FB-BJK TAYFALARININ BİRBİRLERİNİ ANLATIŞI

1984-1993 arası
HESAP SORARLARDI TAKIMLARINA HAKARET EDENLERDEN

Bjkli


O dönemler gerçekten enteresan dönemlerdi. Var olma mücadelesi içindeydik. O zaman yaşanan olaylar, 'en büyük benim' ifadesinin Tarzancasıydı. 1980 yılına kadar Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarları, İnönü'nün kapalı tribününe giremediler. Maçı her zaman açık tribünlerden seyrediyorlardı. Bu olay, Beşiktaş taraftarının kapalı tribünü sahiplenmesiydi. 1983 yılında Fenerbahçe Stadı açıldı. 12 Eylül'den sonra, valiliğin emriyle, tribünlerin yarısı bir takıma, yarısı da diğer takımın taraflarına ayrıldı. Hal böyle olunca, şimdiye kadar hiç alışık olmayan taraftar, o tribüne girerken yabancılık çekti. Maç saat ikide başlıyorsa, saat bir gibi 60-70 kişi, polis kordonu altına giriyordu. İçerideki Fenerbahçelilerle işte o zaman kaynaşıyorlardı. Bizde her zaman C kapısı, yani eski açığa yakın olan kapı açılırdı. D kapısının anahtar yerine sakız gibi yapışırdık. Onlar girene kadar bütün tribünler dolardı. 1983'te Fenerbahçe Stadı açılınca, orada da kapalı tribünün olduğu yer, İnönü'deki kapalı ile özdeşleştirilip, bir kapalı tribün savaşı başladı. Ali Sami Yen'de de durum aynıydı. Ayrı kapılarda sekiz dokuz adet Beşiktaş kuyruğu olurdu.
Bahsettiğiniz olay, 1984-1985 sezonunda Kadıköy'de yaşandı. Üç ay önceden planlar yapıldı. Safha, safha Abraham Lincoln gibi her yerde ayrı bir strateji uygulandı. İşi, başarıyla noktaladık. Olayın detayına daha fazla girmeyelim. Ertesi gün, Fenerbahçe tribünlerinden gelip, kutladılar.
1987-1988 döneminde de bir karakol olayı var. Karakol olayında, Hürriyet ve Sabah gazetelerinde enteresan bir fotoğraf yer aldı. Haberde, Fenerbahçeli taraftarların, Beşiktaşlı taraftarları kovaladığı yazıyordu. İşin aslı hiç de öyle değildi. Çünkü olayın bir gecesi, bir de sabahı var. Sabah, biz beş kişi karakolun önünde kaldık. Gece ise yaklaşık 200-300 kişi biz oradayız diye karakola saldırıyorlar, devlet malına zarar veriyorlar. Tabi bizim karakola verdiğimiz ifade; "Devlet malını koruyoruz". Biz oradan yangın anında kullanılan kurtarma araçlarıyla (kazma, kürek, kum vs), can havliyle dışarı çıktık. Fenerbahçeliler bir ara kaçar duruma düştüler ve o sırada flaşlar patlıyor. Gazeteler bizi Fenerliler olarak gösteriyor. Birinin elinde kanca, birinin elinde kazma... O dönemden sonra Beşiktaş taraftarı Kadıköy'e az gelmeye başladı.
Dönüp tekzibi olacak bir hadise de değil.
Alen Markaryan: Örneğin 1990-1991 şampiyonluğunda, Kadıköy'de otuz beş bin Beşiktaşlı vardı, tüm stadı Beşiktaşlılar doldurmuştu. Feyyaz ve Ali'nin golleriyle maçı 2-0 aldık ve statta sadece beş yüz civarında Fenerli vardı, onlar da ilk on beş dakika kaldılar, sonra çıkıp gittiler. Bir düşünün! İnönü'de böyle bir şey olabilir mi? Mümkün değil. Beş yüz kişi stada gireceğiz, sonra bırakıp gideceğiz! İnönü'yü Fenerbahçe'ye bırakacağız ha! Mümkün değil. Arada çok enteresan nüanslar var. O dönemlerden kalan ve numaralı tribün olması konusunda olaya damgasını vuran Hıncal Uluç'un, Adnan Polat'ın kombine bilet sistemine yönelik çalışmaları hep bir şeylerin tetikçisi oldu.
1993 yılında bu tür olaylar tamamen bitti.




fbli
valla paşam gerçeği konuşmak lazım ki bjk ile 10 kez cenke girdiysek 3'e 7 bjk lehinedir genel istatistik maalesef. ama haklısın 90 sonrası bjk ile kadıköy'deki maçlar daha ziyade lehimize sonuçlanmıştır ama bjk'nin sadece tesisleri basması bile yeterince üzüntü vericidir. aslında bjk'nin gücünden ziyade taktik anlayışı müthişti. elbette güçlüydüler,inkar edilmez ama partizan savaş taktiği uygular gibi çalışırlardı.doğruya doğru.
--------


army of eagles,

fbli


yaz kardeşim elbette.memnuniyetle bekleriz. seninde tecrüben çok bu işlerde. bizim yaşamadığımız bazı vakalarda sen bulundun.yahut bizim bakış açımızın yanında karşı tarafın bakışı da her zaman önemlidir. sizin fenerbahçe tesislerini basma hikayeniz var bir de.


bjkli
fenerlilerle aramız açıktı.oturuldu ve büyük bir olay yapalım denildi.çünkü fenerlileri kovalıyorsun ediyorsun, adam çıkıp tribunde "ben kovaladım" diyor.bunun öyle olmadığını ispat edemeyince sinirleniyorsun haliyle.biz o zamanlar karar alanlardan biri değiliz, ama grubun içindeyiz.denildi ki böyle böyle yapılacak, tama dedik.önceden bağlarbaşı'nda, beşiktaş'ta, karagümrük'te toplandık konuştuk... o gece geldi.ama kimsenin haberi yok, rutin maça sabahlamaya gidiyoruz.her zamanki gibi kazan'da buluşuldu, kadıköy'den gece yarısı son vapura yetişildi.o zaman cep telefonu yok, önden taksiyle birini yolluyoruz, gitsin baksın fenerliler nerede sabahlıyorsa bize haber getirsin diye.öğrendik ki, fenerliler tesislerden çıkmışlar, altıyol'dan yukarı çıkıcağımızı hesap edip orada bizi karşılamaya karar vermişler.şunu da söyleyeyim, biz önceden fenerlilerin arasına adam sokup "beşiktaşlılar altıyol'dan gelecekler" dedirtmiştik.yanlış bilgi aldılar yani.tesis basma işini uğur, karga, cem ve ben biliyorum.neyse vapura bindik, bizim tribün kadıköy iskelesinde ineceğimizi sanıyor.biz herkesi haydarpaşa'da indirdik.uğur büyük bir çöp bidonunun üzerine çıktı.dedi ki, "buradan kalamış'a gidip fenerbahçe tesislerini basacağız." öncü kuvvet olarak 50 kişi ayrıldı.fenerlilerin bir bölümü altıyol'da zaten, tesislerde sabahlayanlarda bizi az görsün ki üzerimize saldırsın istiyoruz.biz önden 50 kişi fenere küfür ede ede gidiyoruz.bunlarda tesislerden çıkıyor tabii bizi 50 kişi görünce.işte hoop falan ıslıklamalar.ama o 50 kişinin dışında 300 kişi arkada kolluyor bizi, fenerlilerin bundan haberi yok.neyse fenerliler bize doğru gelince arkadaki arkadaşlarımız koşmaya başladı.ama öyle böyle değil, 300 kişi birden depar atıyordu yemin ederim.fenerlileri kovaladık ve girdik tesislerin içine.soyunma odalarına kadar girildi.formalar, futbol topları, voleybol topları... tesisler yerle bir oldu, cam çerçeve kalmadı.bizim haberimiz yoktu, arkadaşlardan biri bir bidon gaz getirmiş, tesisi yakmak için.polisler gelince emanetler denize atıldı, kimsede emanet yok.aramızdan 10 kişi polise kurban verildi.polis bizi bırakmıyordu... kalamış'ta her civarda insan kafası vardı, bütün gece uyutmadık kimseyi.başımıza nöbetçi bırakıp gitti polis, sabah 6'da stada girin diye... sabaha karşı bir baktık bizim geldiğimiz yerden 300'e yakınfenerli geliyor.üzerimizde hiçbirşey yok.millet dağılmış ufal ufak.300 kişiydik 150 kişi kalmışız.arkamız deniz, daha 15 gün önce galatasaraylılar orada sabahlarken fenerliler bunlara saldırmış, bir sürü galatasaraylı kendini denize atmak zorunda kalmıştı.aynı tertip geliyorlar.hepsinin elinde emanet var.bizim uğur, beni seven benle gelsin, dedi.fenerliler iyice yaklaştı, kolkola girmişler.ama yürüyüşlerinden korkarak geldikleri belli.on adım yaklaştılar.uğur bunların üzerine atladı, arkasından biz.tespihlerle falan giriştik, dedim ya, üzerimizde bişey yok.emanetleri bırakıp kaçtı fenerliler.caddeye kadar kovaladık.bu vukuat tesis basmamıza iyice anlam katmıştı.bazı fenerliler ertesi gün gelip takdirlerini belirttiler.bir beste vardı o gece için yapılmış: "kolkola girdik / bizler ant içtik / en sonunda tesisleri yerle bir ettik" diye...



gsli
samiyende bir maçta kuzenimle ellerinden zor kurtulmuştuk hayatımın en hızlı koşusunu yapmıştım...doğruya doğru çok korkmuştuk..hala sorarım kendi kendime nerden çıkmıştılar öyle aniden.. bir sergi maçından sonra bjkliler beni yakalamıştı harbiye parkında sonra azat edip birşey yapmamışlardı.



bjkli
eğer Canadian Pepe Metinle, bjkli Ayı Hakanın yekeyekini bilmiyorsun galiba,onu yazmamışsında,sonucunu ben söyleyeyim istersen Ayı Hakan kazanmıştır. Hakan abi cok seker adamdir...Kulaklari cinlasin.Bir kere yogurtcu parkindaki bir kahvede karsi karsiya gelmislerdi.

Sonra Hakan abi İtalya'ya gitti,yillarca orada kaldi.O zamanlarda da Pepe Metin bayagi nam yapmisti.

Hakan abi dondukten sonra bir macta Inonu'nun koridorlarinda karsi karsiya geldiler.Pepe Metin Hakan abiye,benim sizinle isim olmaz dedi ve gitti.

Pepe Metin iyi adamdir. Bir kac kez sohbet etmistik.Ne de olsa eski adamdir...Artik tirbunler de boyle adamlar yavas yavas tukeniyor...
senin yaşadığın kadar unuttuğumuz var bu almede.kusura bakma, yaşlılık
saygılarımla




bjkli
kulaklı olayda caymaz öne çıkıyor,bjkli jaws cengiz caymazın kulağının yarısnı götürüyor.ardından caymaz pelte olduğu için kulafım gitti lan kulafım diyerekten feryat ediyor.
bu kadar gencin arasında heredot olduk.



fbli
özellikle bjkli karga mustafa'nın taktiklerini kast ettim. pusu atma,ortaya çıkıp kovalar gibi yapıp karşı tarafı yanıltıp daha kalabalık bir yere ve hazırlıklı bekleyenlerin olduğu bölüme rakibi çekip 2 ateş arasında bırakma...unutulmasın ki bu olaylar zifiri karanlıkta olmakta. bu tip durumlarda ilk iş bambam tabir edilenler süratle kaçar. asıl kitle kalır. ama pusuyu atanların bambamları kaçmaz çünkü avantaj onlardadır. ekseriye rastgele taş atarlar.elbette isabetli de olur. kovalayan bir anda kaçan durumuna düşer. bir nevi avcıyla avın yer değiştirmesi gibi.
--------------------
ilaveten bjkli hürriyet kapalıya kimyasalı sokan adamdır.pek efsane tanımına uymuyor.

cavalry,

valla ilk defa senden duydum.ama olumşsa olmuştur.en azından ben yoktum yahut duymadım.bu olmamıştır anlamına gelmez tabii. ama molotof denince şükrü'ye sormak lazım

saygılarımla,




fbli
Tatüler vardı haznedar grubundan.Maçlara onlarla geliyordum.Seyitler boncuk ercanlar tarkan abiler birde ferit vardı.Hollandaya falan gitti diye duymuştum.Sonradan öldü haberi gelmişti.Öldüyse Allah rahmet eylesin.Diğer Bakırköy çocukları zaten halen bakırköydeler.Deli ziya kekolar falan.
Hiç unutmuyorum 10 sene evvel falandı herhalde kekoyu bjk liler tek yakalamış ,dövmüşler en büyük beşiktaş dedirtmeye çalışmışlardı.Ama dememiş .Kafa göz şiş gelmişti semte:) bizde biraz ekliyelim bişeler o zamanlara denk gelmiş 14 senedit kapalıda biri olarak...


bjkli
beşiktaşın gercek kalesi canadianın dediği gibi bağlarbaşı suadiye di...

tabiki koyiçi ve karagumrukun gucu aşikardır....


şu anda suadiyeli hakandan bayrağı devralan suadiyeli ilker ve arkaşları bu geleneği devralmışlardır her depslamanda organizasyonlarda bu arkadasları görebilirsiniz....

ama tabiki eskisi mevzular artık yoğunlaştırılmış para cezaları ve cezalar yuzunden onu kesilmiştir...

bizde çok mevzularda bulunduk ama şu bir gerçektirki kimsenın canı renklerden onemlı değildir...

olayın arkaplanına bakarsanız sadece olay renk aşkı değiidi kimyasallar rantlar cevre edinmeler birlikten kuvvet doğar düşünceleriyle bazı olaylarda yaplılmıştır...

örneğin isim vermeyerek ortaköyde tribun adı kullanılarak esnaftan haraç alınırdı veya nişantaşında lüks yerler tayfa tarafından haraca bağlanırdı....


ama tabikide gönlü beşiktaş aşkı dolmuş hayatını rantsız abiilerimizde vardı bunlar bazıları benım tanıyıp bildiklerimden bazıları unuttugun ısım olmussa kımse kusura bakmasın...

Hürriyet,Suadiyeli Hakan, kabataş hakan,karga mustafa ,sarı cem ve su anda Ankaralı Ayhan kardesımız bu bayrakları tasıyorlar...

HÜRRİYET abimiz yurt dışında gelmişti kendisinin ilk kapalıda olduğu dönemleri çok iyi bilirim ole kımsenın sabdığı gibi dev gibi adam değildi..

çok az konusurdu çok dinlerdi...onunda tabiki bazı alışkanlıkları vardı ama kesınlıkle bir renktaşını ezmezdı hakeret etmezdı şekil yapmazdı sadece gözlemlerdi...ama dışarda mevzu oldumu aman ALLAHIM derim emniyet izlerdi...

rahmetli menderesı modada vurdugu olay dogrudur...

BU ABİLERİMİZ GERCEKTENDE SAYGIYI HAKEDEN İNSANLARDIR....
------------------------
HÜRRİYET ABİMİZİN ÖLMEDİĞİNİ BİLİYORUM SAĞLICAKLA


fbli

Öncelikle hepimiz aynı toprakların insanlarıyız, tıpkı şimdi olduğu gibi. bir grup insanın toplu olarak diğer bir grup insandan daha cesur, daha güçlü daha atak falan olması imkansız. Bu sadece organize olmuş, birbirini tanıyan insanların sayısı ile ilgili. Gözgözü görmezken, sabaha karşı parklarda en güçlüsünden en zayıfına kadar tüm tribünlerden herkes hem saldırmaya hem de kaçmaya hazırdı. Çünkü bir anda elleri dönerli, sopalı 10-15 kişinin arasında kalma ihtimali vardı, dolayısıyla herkes tetikte olurdu. 1976-1980 arası Beşiktaş sol siyasi grupların da birbirini tutmasıyla ve desteğiyle en güçlü tribündü, 1980 ihtilali sonrası 1-2 yıl pek önemli bir şey olmadı. Sonra Fener stadının açılmasıyla Fenerbahçeli grupların sayısı artmaya başladı, o dönem büyük kavgalar hep Fener ve Beşiktaş tribünleri arasında olurdu, geceleyen GS li sayısı başlangıçta diğer ikisine göre azdı, ama zamanla Rahmetli Hüseyin gibi bazı isimlerle onların sayısı da arttı ve bence tribünlerin birbirine karşı üstünlüğü kalmadı, çünkü yaptığın her hareketin karşılığı muhakkak verilir oldu. Fener gece nişantaşını mı bastı, iki gece sonra Beşiktaş Kasımpaşayı basardı. Bir sene Spor sergi de Fener GS ye göre kalabalıktı ve Fener kavgada üstün geldi, bu da o dönemki hürriyette spor sayfasında manşet olmuştu, ertesi günkü FB -GS maçına GS seyircisi tarihinde hiç gelmediği kadar kalabalık gecelemeye gelmişti. Kabul edelim ki yok aslında birbirimizden farkımız, kalabalık kavgada kaçmayan kemik kadrolar kavgaların seyrini belirlerdi, Bu kemik kadro hangi tribünde mevzu sırasında sağlamsa o tribün kazanırdı. Örneğin Fenerin en sağlam grubu Kasımpaşaydı ve onlar kolay kolay kaybetmezlerdi.

Ben diyorumki bugün efsane denilen tribün adamlarının hepsi, ve onların yanında benim gibi bir şeyler yapmaya çalışan adamların da hepsi yeri geldi yara verdi yeri geldi yara aldı, bazen kovaladı bazen de kaçtı,

Barışın nedeni de buydu zaten, hem polis baskısı inanılmaz boyutta artmıştı hem de herkes bu işlerin sonucunun olmadığını anlamıştı, çünkü bir mevzuda kazanmışsan biliyordun ki sana intikam için muhakkak saldırılacak. Maçın sonucundan çok kavgada kimin kazandığının konuşulduğu günlerdi o günler.
Daha öncesinde de yazmıştım , o günlere özenecek bir şey asla yok, aksine bugünlere şükretmek lazım. Acımasızlık had safhadaydı.

İnönü deki Fener Beşiktaş maçından önce sabaha karşı bir Beşiktaşlının silahla vurulduğunu ve yerde yatarken boğazından şişlendiğini bilirmisiniz? Beşiktaşlılar polis aramasında silahsız kalmışlardı, Fenerliler polis aramasına girmeden geldikleri için full emanettiler. Yine samiyen kapalısının önünde GS liler Şükrü ye malotof atmıştı, bir insan yanmıştı ötesi var mı

Canadian abin mütevazilik göstermiş sadece üzücü yazmış,bence üzücü olmaktan öte fb taraftarı için yüzkarasıdır tesislerini bırakıp kaçmak,fb yönetimleri taraftarlarının sabahlaması için tesislerini açardı o zamanlar,fb taraftarının orda olduğunu bildiklerinden bjk liler tesislere saldırdı,tesislerde taraftar olmadığını kimden duydun bilmiyorum ama 2 veya 3 hafta önce bizim basmak için kalamışa kadar gelipte bir tane şerefsizin yaptığı salaklık sonucu avrupada bordeaux'u eleyen fb'nin binlerce taraftarı tarafından resmen haşat edildiğimizi bilirmisin,bak ben gerçekleri yazıyorum,aksi bir durumda herhangi bir taraftar floryayı basacak orda herhalde ölürde bırakmazdık tesisleri,kupaları,otobüsümüzü,bu yüzden hiç kusura bakma yüzkarasıdır tesislerinizin basılma olayı..
-------------------------------
. Santor ayni yas grubundayiz,mutlaka birbirimizi gormuslugumuz vardir.Hurriyet gemilerde calisirdi.Italya'dan ilk geldiginde Bayram abi getirmisti tribune.Batur abinin yaninda duruyordu ilk sabahlamasinda.Uzerinde de fiouricci kot vardi.Kar yikama tarzi.O zaman oyle jean pantolonlar yoktu Türkiye'de. Hatta Batur abi uyarmisti Hurriyeti yanimdan ayirlma seni tanimazlar basina is alma demisti.

Daha sonralari meshur Hurriyet oldu cikti.Devamli Baglarbasinda bizim mahalledeydi.

Yanlislarida coktu Santor,sen de ne demek istedigimi az cok bilirsin.Iceriden cikmis Marmaris'e gitmis diye duydum.

Saygilarimla


fbli
tesis basmaya gelelim... bir gs'li kardeşimiz demiş.ben açayım olayı. gerekirse cimboms34'te katkı da bulunsun. o gece fener bordeaux'yu gs'de lodz'u (vidzeyw sanırım) elemiş gelmişlerdi. hatta bjk barça gökhan'ın 40 metreden füzesiyle öne geçmiş, bir ara türk futbolu altın çağını yaşamıştı.gerçi bjk 4-1 kaybetmişti. neyse, o gece fener 3-4 bin kişi sabahlamıştı. anlayacağınız etraf bambamdan geçilmiyordu. gs'liler teknelerin ordalarmış. şimdiki marina değil. dereağzındaki yeni fb tesislerinin bugün bulunduğu yerden bahsediyorum. kendilerini açık ettikleri için epeyi perişan olmuştu gs. ama 3-4 bin kişiye karşı hiç ayıp değil,son derece insani.
-----------------------
gelelim bjk tesis olayına... benim üzüldüğüm noktaya takılmış bir kardeşimiz. izah edeyim şeker kardeşim. daha önceki yazılarımı gözünle okuduysan hatırlarsın. dedik ki bjk'nin en büyük üstünlüğü bilek yahut cesaret değildi. taktikti. zaten gecenin köründe oraya ne yaşayacağını bilerek gelen HER adam renk ayırmaksızın cesurdur. nokta. ama bjk'nin yolladığı öncü kuvveti olduğundan büyük değerlendiren fener tarihi bir hata yapmıştır. yoksa sayıca daha fazla olduğu halde bjk'ye tesisleri hediye etmemiştir. 3 şeye ihjtiyaç vardır ve her biri çok önemlidir : 1- cesaret 2- bilek 3- taktik. bu sonuncusunda bjk çok iyiydi. anlattık işte karga mustafa'yı!

saygılarımla,
------------------------
80lerde ve 90ların başında tribünde olup anılarını bizle paylaşan ve burda eleştrilere maruz kalan kişiler aynı bugün tribüne takılıp da çapulcu diye lanse edilen grup üyelerinin yaşadığını yaşıyolar şuan...Siz tribüne takılıyosunuz,besteler üretiyosunuz ancak çapulcu değilsiniz bi kaç gerizekalının "kötü etiketinin" kokusu size yapışıyo ya,bu da onun gibi bi durum..Sabahlama döneminin hepsi birden yanlış adamlar değildir bence üstüruplu konuşalım...Bu olayları yargılayacak tribün tarihi bilgim yok ama yine de böyle olması gerektiğini düşünüyorum..Fikrim budur

gunaydın dostum..gencfenerbahce amıgosu daha dogrusu fenerbahce trıbun lıderı sefada besıktas orjınlıdır..yenı acıkta takılırmıs sanırsam tamda bılmıyorum ama..


Sefayla birlikte bukadar adamın BJK orjinli olması ve Fenerbahçe tribününde bu kadar saygı görmeleri komik.Abi abi diye peşinde koştukları adamlar eski Beşiktaşlı vay be.
_________________Yıllarını vermiş olmaları eski Beşiktaşlı olmaları gerçeğini değiştiriyor mu?

Peki ne olmuşta birden Fenerbahçeli olmaya karar vermişler?

Sefanın Beşiktaş yeni açıkta takıldığı ve oradan kovulduktan sonra Fenerbahçe tribünlerine geçtiği söyleniyor bu doğru mudur? Cevap vermek niye bukadar zor?
-Gerçekler acıdırSefa Abi BJK kökenli değildir.Çocukluk yıllarında semtindeki arkadaşları BJK tribününde olduğundan,onlarla beraber arada sırada bazı BJK maçlarına gidermiş.Ama bildiğim kadarıyla 15-16 yaşından beri FB tribününde yer almış.

kral _gfb
diğer saydıklarını bilmiyorumda façalı ali beşiktaştan dönmüştür bak kovulmuştur demiyorum dönmüştür diyorum

sebahattin abide sanırım hiç bir zaman beşiktaş tribununde olmamış ancak kapalıya gelşrimiş hatta tesis baskınında oda varmış

tabi bunlar hep duyduklarım



fbli
Şimdi burda bjkli ismail ile bekiri anlatmıyacağım, sadece şunu söyliyim 80 ihtilali öncesi gs ve fb'nin kapalı tribüne girememesinin sağcı solcu kapışmalarının ve bu kapışmalar esnasında tribün açısından ne kadar sağcı,solcu,milliyetçi anlayacağın ne kadar siyasi gruplar var ise bjk tribününe takılıyorlardı bunların başlarıda bu isimlerdi...

Karga mustafaya gelirsek, adam gibi adam hiçbir pisliğe bulaşmamış hala yapılan tekliflere kulak tıkıyan has be has tribün adamıdır,inin çarşıya sorun kargayı eğer bir kişiden hakkında olumsuz birşey duyarsanız bende adam değilim...

Raul gonzalez...Aklınca laf koymaya çalışıyorsun ama ben o yazıyı sen tatmin ol diye yazmadım,aslında biraz düşünsen hala bu fb düşmanlığı neden böyle 70 li 80 li yıllardan beri taa 2006 lara kadar geliyo bi düşünsen,bu kardeşliğin fb'nin taraftar gücünden filan olmadığını sadece nedense insanlara antipatik bir kulüp geldiğini bir anlaBekir abi hala gelir maclara,oglu yanimizda seyrediyor maclari.Karga Mustafa'nin yeri ayridir Besiktas tribunlerinde.Bu saydigin isimlere Jaws Cengiz ve Baglarbasi Ugur'u da ilave etmek istiyorum.

Dediklerin dogru,cok sey yasandi.Bu arada firildak Bora'yi da unutmayalim.

Bu arada soruyorum burada cok bilenler var ya,İbrahim abinizle kaciniz maca sabahladiniz.Bilhassa kolpa otesi GFB Curva ozellikle sana soruyorum.

Atiyorsan madem,bari destekli at.Senin altini bezlerlerken biz maca sabahliyorduk.

olan oldu ve bitti,hepsi gecmiste kaldi.Fabio dediklerin dogru vardir Sebo ile maca sabahlamisligimiz.
cimboms34'ün yazdıklarının tamamı doğrudur. yanlız karganın 1 ay değilse bile bir süreliğine beşiktaşı bıraktığını biliyordum.zira, bir gece onun planları bize ulaştırmasıyla beşiktaşı gece boyu epeyi hırpalamıştık. tabii, ondan sonra bir dahaki bjk maçına dek kargaya dair bir şey duymadım ben. ama o gece bizden yanaydı.sebebini sonraları öğrenmiştik.

gençler epeyi yazıp çizmişler.bize laf düşmez.pek bilmeyiz bu işleri. mesela hep merak ettiğim olaylar vardır.bunlara bir açıklık getirseler...

- ankaradaki kupa maçında hangi iki tribün lideri yeke yekte çarpışmıştır?sonuç ne olmuştur?

-istanbulda c kapısı önünde bu sefer hangi iki lider yeke yekte kapışmıştır?sonuç nedir?

- kulaklı maçın gecesinde ne olmuştur?sonrasında intikamı alınmış mıdır?

- hangi fenerli lideri hangi bjk'li mekanında vurmuştur satırla?

- hangi fenerliyi gayrettepedeki bir disko önünde delik deşik etmişlerdir?

- rahmetli bir tribün liderini nasıl kahpece arkasından vurmuşlardır?kan kaybından nasıl vefat etmiştir?

- rahmetli menderes'i,caymaz'ı, dede'yi, pepe'yi bilenler acaba arap ramazan'ı duymuşlar mıdır? nasıl biridir mesela?

hangi fenerli lideri hangi bjk'li mekanında vurmuştur satırla?

- hangi fenerliyi gayrettepedeki bir disko önünde delik deşik etmişlerdir?

- rahmetli bir tribün liderini nasıl kahpece arkasından vurmuşlardır?kan kaybından nasıl vefat etmiştirmıştır?

şimdi aklıma ilk etapta gelmeyenleri de ekleyip birde feriköy mezarını,bomonti bira fabrikasını,gazhanenin oraları bir anlatın bizlere de aydınlanalım.

saygılarımla,
bir de unutmadan septembir; birak artik bu isleri.su topicleri acarak eline ne geciyor anlamiyorum.
_________________ya

Sene 92 93 94 ..Belli fotoğrafların semtlere girememeleri gibi olaylar.Yazdığın bir isim varki bjkli ŞÜKRÜ herkes bilmez ama güzel insandı.İsmail abiyle takılırdı şükrü genelde.Birde evlatları maskot vardı.

Edit:Birde rahmetli beşiktaşlı KOKO vardı.Allah rahmet eylesin.Delikanlı çocuktu.Öldüğü günün haftası beşiktaşlılar kapalıda KOKO ÖLMEDİ YÜREĞİMİZDE YAŞIYOR diye resminin olduğu bir pankart açmışlardı.bilsen... bahsettiğin koko cavit. beşiktaşın bizden en büyük farkı o dönemki adamları bir şekilde kapalıda hala görebilme ihtimalin. belki eskisi gibi aktif değiller ama hala staddalar ve bir durum olduğunda gençlerin başvurabileceği şekildeler. fenerin bu konudaki sorunu eskilerin tribünleri tamamen terk etmesi maalesef . zaten tüm sorun burada. ne dediğimi anlaman lazım bugün gitsem beşitaş tribününe hala görebileceğimiz , eskiden kalma dönemlere istinaden 2 satır laf edebileceğimiz çoooook adam var beşiktaş kapalısında. ama bizimkiler yok maalesef.

cimbom-gs,

yanıtları bende saklı kalsın. o döneme dair yaşadıklarımızdan az bir kesit olsun. bazıları direkt gs ile alakalıdır ve benim bizzat dahlim yoktur. örneğin, kan kaybından ölme olayı. yanlış bir harekettir ve kahpeliktir. allah rahmet eylesin o dönemde her 3 tarafta da bulunan ve artık aramızda bulunmayanlara daha yazacak tonla olay var. ama herkesin yazacağı kitap, kendi bakış açısına göredir. zaten geceni bir köründe kendini kollamaktan pek etrafa bakma şansın olmuyorducanadian merhaba muhtemelen seninle yıllar öncesinden tanıdık çıkacağız ama kahpece vurulan tribün lideri dediğin olay, Fener gs basket maçından sonra beyoğlundaki bıçaklamamı? Allah rahmet eylesin Behzat dı adı galiba. Kardeşi de yine gs tribünündendi ama onun adını tamamen unutmuşum. Hamza olabilirmi? Yıllar ne çok şeyi alıp götürüyor ama bazıları hiç unutulmuyor.

Bir de 1980 öncesinde Beşiktaş çok güçlüydü, çeşitli sol gruplarla politik bir duruşu da vardı BJK tribününün. Ben o zamanlar henüz 12-13 yaşlarında idim ama o dönem siyasi koşulları çocuklar bile bilirdi. O dönemde Beşiktaş ı herkes tek geçerdi. Sen katılırmısın bilmem ama Fener tribünleri 1983 yılından sonra güçlenmeye başladı. 1990-1993 arası da Fener tribününün 3 tribün arasında en güçlü olduğu dönemlerdi gibi - ankaradaki kupa maçında hangi iki tribün lideri yeke yekte çarpışmıştır?sonuç ne olmuştur?

Metin abiyle Hürriyet olabilirmi metin abi kesinde diğeriini tam hatırlamıyorum

- kulaklı maçın gecesinde ne olmuştur?sonrasında intikamı alınmış mıdır?

Maçın öncesinde fb liler alayı bjk de karakolda geceki olaylardan dolayı gözaltına alınmıştır o yüzden mevzu sırasında Fb liler azdır


- hangi fenerliyi gayrettepedeki bir disko önünde delik deşik etmişlerdir?

Abi bahsettiğin piç cevat ama yer konusunda yanlış hatırlamış olablilirmisin bahsettiğin discorium dimi?

- rahmetli bir tribün liderini nasıl kahpece arkasından vurmuşlardır?kan kaybından nasıl vefat etmiştir?

Gs li

- şükrü kaç yerinden yaralanmıştır?

Bir çok mevzuda ismini geçtiğini biliyorum

- maçka'da fenerin üzerine kim kurşun sıkmıştır?

Bjk liler tribün tarihindeki ilk silah kullanılma olayını gerçekleitirmişlerdir

- ankaradaki kupa maçında birbirini vuranlar nasıl vurduklarını hastaneye kaldırmıştır?

Fb-Bjkgelir bana, özellikle Kasımpaşa tayfya

bişeyi merak ediyorum sadece bir duyum böyle bişey varmı diye.
kapalının önünde pepe metini zincirle biri yerlerde süründürmüş beşiktaş tribünlerinden bunun dogrulugu ve nasl gelişmiştir kim yapmıştır? anlatabilirseniz seviniriması. sorulanlara kısmi doğrular verilmiş. ama bazıları yanlış. dün cevapları yazdım ve 1 saat boyunca editlemedim.ama o olaylara karışanlardan sağ olanlar var ve kimsenin sorun yaşamasına gerek olmadığı için kendi irademle editledim.

şu an aramızda olmadıkları için...

- ankarada ayhan ve menderes kapışmıştır ve menderes galip gelmiştir. o maçta yaralananlardan biri de benim. ve herkes birbirini hastaneye taşımıştır.bu olay tribün tarihinde ilk ve tektir sanıyorum.

- c kapısı önünde vuruşanlar hürriyet ve caymaz'dır.galip caymaz'dır.

gerisine gerek yok...
kulaklı gece... aslında gündüz 3 civarı oldu olay. ama gecesine gitmek lazım olayı anlamak için. biz iki gruba ayrıldık. ben dişlek'in grubundaydım.yaklaşık 40-50 kişi. gümüşsuyu tarafında karşımıza bize yakın sayıda bjk'li çıktı. kora kor oldu ama bjk kaçmaya başladı.bizde salak gibi kovaladık. aniden etraftan onlarca bjk'li çıktı sonrası bende yok zira kafamıza yediğimiz sopayla kendimizden geçmişiz uyandığımda/ayıldığımda kadıköy iskelesi civarındaydık.ben baygınken fener yetişip durumu lehimize çevirmiş. o sebepten bjk maçtan önce intikam için saldırdı kapıda. o dakikaya kadar etrafta bjk'li çok az seyirci vardı.kapılar bizdeydi.

o maçta polis ilk defa taraftarı düzgün sıraya sokmak için POLİS yazan büyük levha/koruyucu koymuştu yanımıza. ben normalde maçın başlamasına 10 dakika kalana kadar stada girmezdim ama sopanın etkisiyle devamlı başım dönüyordu. istifra etmekten safra kalmamıştı mecbur girdim içeri. kapalının açık tarafı bizdeydi. olayları Alllah Allah seslerini duyunca eskiden kapalının arka duvarında, üstte olan pancurlardan gördüm. ortada 2-3 karakol polisi vardı. bjk maçka'dan adeta aktı geldi. bizimkiler bariyerleri aşamadı ve olan oldu. o maçta sarı hakan (bizden) müthişti gerçekten ama yeterli olmadı. bizde dışarı çıkamadık turnikelerden.zaten çıksakta iş işten geçmişti.caymaz'ınkulağı kasımpaşa'da menderes'i satırla vuran arkadaş vurdu. ismi lazım değil.

bjk, yapılması gerekeni yapıp hesabı düzledi. skor gibi olayda 1-1 bitti.hatta,intikam alındığı için 2-1 bjk desek yanlış olmaz.o günlerde gece kaybeden mutlaka toplanıp maçtan önce girişte girişirdi racon böyleydi. en kötü maç sonunda... aksi taktirde bir sonraki maça dek rakibi dinle dur gerçi artık işin boyutları maçtan maçayı aşmıştı, semtlere varmıştı ya neyse...yılda en az 3 kez oynardık.tsyd de vardı. kupada da eşleşirsen statüye göre 5 maç bile olurdu senede karşılaşma. birde spor sergiyi ekle...ona da gelicez gerçi...

birazda gruplardan yada semtlerden bahsedelim. bjk ve gs'yi bizim jenerasyondan olan bjk'li ve gs'li arkadaşlar daha iyi bilirler gerçi.onlar varken bize belki laf düşmez ama en azından fenerin gözünden görmekte hiç yoktan iyidir diye yazayım...

fener... sanılanın aksine avrupada daha sağlamdır. başta kasımpaşa olmak üzere ( çoook büyük adam çıkmıştır), bakırköy (yayla sonradan çıkmıştır ve bakırköy grubuna dahil etsek ayıp olmaz), eyüp,nişantaşı... anadolu yakasında ise, hasanpaşa/yeldeğirmeni,küçükyalı ve en iyisi olan bostancı (şaşı rahmet olsun sana)

beşiktaş... karagümrük, valideçeşme/köyiçi... ama sanılanın aksine anadoluda daha sağlamdır. bağlarbaşı/üsküdar, suadiye ve pendik. batur, hakan,façalı serkan...uzar gider. birde küçük olmakla ve karagümrük içnde kabul de edilmesine rağmen aksaray grubu... azdır sayıları ama çooook sağlam gruptu. çok sağlam.

galatasaray... bakırköy/haznedar, merter/güngören.anadolu yakasında ümraniye ve maltepe. ümraniye o zamanlar şimdiki gibi bir semt değildi. biri ümraniye'ye gittim dediğinde ," oha" denirdi. o kadar uzak gelirdi insanlara. bu dediğim zamanlarda kozyatağından aşağı kazasker'e inerken köpekler saldırmasın diye elimde kemer ıslık öttürerek indiğimi söyliyim, siz ümraniye'yi hesap edin ekseriye laz nüfus barındırmasına rağmen gs'li taraftar çoktu.hala da varlar sanırım...

bugünlük bu kadar. sonrasına sonra bakıcaz artık. sorduğum soruların yanıtlarını vereceğim merak etmesin kimse. ama isimleri baş harfleriyle...

saygılarımla,
saygılarımla,
Fenerbahcenin kapaliya ilk defa polissiz girisinede sahit olmuslugum vardir..

82 veya 83 olmasi lazim, TSYD kupasinda sezon öncesi BJK-FB iki defa üst üstte iki gün karsilastilar , ben BJK li dayimla ilk maca gitmistim ( bu mac önceki sezonun finali bu ilk macta FB liler polisle girdiler C kapisina, sonra BJK lilar FB li grubu dagitmak isteyince FB liler KARSI koydular ve C ve D kapisini aldilar, daha sonra yari yariya oldu o baska.

Caymazın kulağını vuranda,Menderesi mekanında vuranda Jaws Cengizdi,bir zamanlar Beşiktaş kapalısının en sağlam adamlarından biriydi ama bence en büyük mevzu sayıca çok kalabalık olan fener tayfasını ÇARŞInın hemde kalamışta kovalayıp Hürriyetin Pepe Metini vurduğu maçtı.
_________________uydumtemplar'ın anlattığı olay fb-gs arasında geçmiş bir olaydır. bazı arkadaşlarımız rahmetli kankardeşimin bjk'li olmasından dolayı olayı yanlış anlamışlar ve olayı fb-bjk arasında zannetmişlerdir. templar isim vermemesine rağmen tufan bjk'li olarak bjk'ye karşı savaşamayacağına göre geriye kalan gs'dir. ve dedikleri tastamam doğrudur.

tufan benim kankardeşimdir ve rahmetli bir trafik kazasında fransa'da vefat edene dek ve sonrasında bu güne dek benim canım ciğerimdir. benim ömrüm onun oğlunun olsun.
fbli
hala bugün aklımdadır onun arkadan motorlu skoda'sında kankardeşi olmak için aradığımız alet-edavat. en sonunda kontrol kalemiyle ellerimizi yardırmış ve kankardeşi olmuştuk. çarşı'nın yiğidi bir kardeşimdi.ruhu şad olsun.beni bjk'ye karşı ölümden kurtarmıştır.hürriyet kafama döneri indirmek üzereyken araya girmiş ve hürriyetin eyvallah abi dediği biriydi rahmetlik. y'den s'ye geçiren ama aslında y'den s'ye geçmiş,hak yolunu bulmuş bir kardeşimdi. korku bilmeyen,mert,dürüst bir kardeşimdi. fransa'da elim bir trafik kazasında şehit verdik tufan'ımı.sağlam solcuydu elbette...söylenmesi gereksiz...
Tarih: Çrş Arl 20, 2006 3:48 pm Mesaj konusu:

Men At Work demiş ki:
[too much more quota deleted] fbliakşamı bekliyemedin dimi antrenman sahasının orda ne olduğunu tam bilmiyorum..detaylara lüzum yok..şampiyonluk maçına geliyorsun,ertesi gün stadın dörtte üçü ilk ve son kez sende olacak ama gecesinde....!! insan olan insana yapmaz ama yaptık işte dört döndürmek gibi bi iddiam yok..ama sen demişsin fener tribünü inönüye her zaman gelmiştir diye..bende diyorum ki senede tek maç yoktu ama mevzular hep inönüde çıkardı..o 4 sene boyunca sizin yüzünüzden kızıltoprakta ki işkembecilere ek şubeler açtırdık be sabaha kadar köpek öldüren içtik, saklambaç oynadık..kapıcıları dövüp apartmanların kalorifer dairelerinde ısındık..reva mıydı bize yaptığınız "beşiktaş beşiktaş söyle bana nerdeydin dün akşam bekledim niye gelmedin" bestesi o gecelerde üretilmiştir hani kıssadan hisse olsun
bjkliCaymazın kulağını vuranda,Menderesi mekanında vuranda Jaws Cengizdi,bir zamanlar Beşiktaş kapalısının en sağlam adamlarından biriydi ama bence en büyük mevzu sayıca çok kalabalık olan fener tayfasını ÇARŞInın hemde kalamışta kovalayıp Hürriyetin Pepe Metini vurduğu maçtı. yahu oyle bir anlatiyorsun ki, hani bizler maca bir saat kala geliyoruz. hemen tribune geciyoruz. 103 golle sampiyon oldugunuz seneyi hatirla istersen. 2-3 kisi boklu derede sabaha kadar kalmisti.. eee iskembecileri seversiniz siz, az mi adam aldik o iskembecilerden, yogurtcu parkinin oradaki sabahci kahvelerinden:) beste dersen bizde cok var onlardan be ustam:) yine diyorum zamanin en buyuk mevzulari Inonu de cikmistir. Bunun farkli nedenleri var. Yillarca ayni stadi kullandik sizlerle... Zaten Inonu deki mevzulari yazmaya baslasak sayfalara sigmaz..... kissadan hisse olsun derken, genc kardeslerine bir ara anlatmayi unutma, Uskudar'da dogup buyuyup niye hic Baglarbasina cikmadigini:)


Fbli

Caymazın kulağını vuranda,Menderesi mekanında vuranda Jaws Cengizdi,bir zamanlar Beşiktaş kapalısının en sağlam adamlarından biriydi ama bence en büyük mevzu sayıca çok kalabalık olan fener tayfasını ÇARŞInın hemde kalamışta kovalayıp Hürriyetin Pepe Metini vurduğu maçtı
fbli
hürriyet gerçekten çok cesurdu....bir spor sergi maçında tek başına pota arkasında aramıza girmişti...her babayiğitin yapacağı cesaret edebileceği hareket değildi o gün yaptığı... Bugün antunun Ercan Saatçi röportajından bir bölüm:
"O kadar çok var ki. Ama benim unutumadığım 88-89 sezonu. 103 golle şampiyon olduğumuz sezon. Dereağzında benim odam vardı. Takımla yatar takımla kalkardık. Takımla kampa girerdik, takımla çıkardık. Orada yatıp kalkıyordum. Orada o kadar anılarımız var ki. Ateş yakıp stadın önünde yatıyorduk, sabahlıyorduk ertesi günkü maç için. Ya da birilerinden para bulup Eskişehir’e, Rize’ye, Gaziantep’e gidiyorduk deplasmanlara. Kavgalara karışmışızdır. Fenerbahçe’li olupta kavgaya karışmayan yoktur. Kaşım gözüm yarılmıştır, bende yarmışımdır.

İnönü stadının altında, o zamanlar taraftarlar eşitti, kapı tutmaya giderdik. Çıkışta biz biraz geç çıktık. Az kişiydik. Beşiktaşlıların arasında kaldık. İyi dövüştük ama kafa göz yarıldı

bjkli
Hava bayağı sıcaktı. Yanılmıyorsam Ağustos'tu. Spor yazarları turnuvası için Fenerbahçe'yle karşılaşacaktık. Yine her zamanki gibi Uğur’la semt semt dolaşmış, mekanları gezmiş, maçtan bir akşam önceki 21:00'e söz kesmiştik.. O zaman cep telefonu olmadığından mecburen her yere uğramak zorunda kalıyorduk. Bağlarbaşı'ndan yola çık, Üsküdar'a in, karşıya geç, Siyavuşpaşa, Bağcılar, Aksaray... Yerleri dolaş, bir de ondan sonra geriye dön. Hemen hemen yarısına yakını da tabanvay. Anlayacağınız maça mı sabahlıyoruz; 10 gün evvelinden araştırma karıştırma kulis konsantrasyon teşkilatlanma, bir o kadar yürütme ve hepsinden önemlisi insanlardan söz alma. Maça sabahlama için maçtan 10 gün evvel bu kadar zahmete giriyorduk. Seve seve yapıyorduk o başka…
Toplanma yerimiz klasikleşmişti.Herkes 21:00 da Kazan' ın önüne gelir orada kümelenir, daha sonra sabahlayacağımız yerde toplanırdık Ya Kapalının karşısındaki Çamlık’ta ya Eti Park'ta ya da S...lmiş Park bizim toplanma yerimizdi. Bunların hepsi İnonu' deki maçlar için geçerli olanlardı. Şimdi Conrad Hotel'in olduğu yer o zamanlar yeşil alan ve düz araziydi.Yıldız yokuşundan önce parka giriyor, oradan çıkıyor asfalt yolu geçip sabahlama bölegesine dalıyorduk. Enine boyuna çok geniş bir alandı. O gece de yukarıdakilere dahil bir geceydi. "CUMARTESI 9’DA HERKES KAZAN’DA" sloganına herkes uymuştu. 70-80 kişi vardık. Bir kısmı Şöhretler'de okey oynuyordu. Bir kısmı planlar üretiyordu. Bir kısmı muz likorünü süte karıştırıyordu. Bir kısmı beste yapıyor bir kısmı bira içiyordu. 24' e doğru 150 kişi olduk Adres belliydi doğru S..ilmiş Park. Sabahlamak için her şey tamamdı. Plan,taslak, kroki, bira, rakı, cigaralık, besteler, kulisler ve 70 e yakın yeni traşlanmış beyzbol sopası. O zaman en büyük emanet sopaydı.Eh biraz da zincir. Planları çoğunlukla Karga Mustafa yapardı. İnanılmaz kafası çalışırdı. Hitler'in, Stalin'in zamanında yaşasaydı inanın ülkelerin başkomutanı olurdu.Ve sayısız zaferlere imza atardı. Saat 4 e kadar parkta kalacaktık. Tabii bu arada memurlar gidecek gelecek aman uslu durun falan diyeceklerdi. Bunlar olmazsa olmazdı.4:00 - 4:30 arası içimizden iki arkadaş iki taksi beyzbol sopalarını yükleyecek şimdiki lunaparkın karşısındakı bostanlığa boşaltacaklardı. O zamanki bostanlık da simdiki katlı otoparktır. Biz de bunlar olurken yayan olarak yola çıkacak Beşiktaş, Akaretler, Maçka Oteli, Açık Hava Tiyatrosu derken Hilton Oteli'nin arka tarafından Bostanlığa inecektik. Erketelerden aldığımız bilgilere göre hareket edecektik. Planın 2. ve öldurücü bölümü de orada açıklanacaktı.
Biz yürüyerek yukarıda saydığım bölgeleri geçerek Hilton Otelinin arkasına 05:30 sularında geldik. Biz geldik ama sopalar ve sopaları taşıyan arkadaşlar görünürlerde yoktu. 10 dakika kadar bekledik, ses seda çıkmadı. Meğerse taksileri polisler çevirmiş şüphe üzerine. Foyalar patlamış, biri kaçmış biri yakalanmış. Bize kaçan anlattı böyle böyle oldu diye. Yapacak bir şey yoktu. Özenle hazırlanmış beyzbol sopaları güme gitmişti... Tam o sırada aramızda fikir çatışması yaparken bir kamyonet geçti yanımızdan. 15 metre ötede durdu 4’lüleri yaktı. Geri geri geldi, el frenini çekti. Arabadan indi, kamyonun zincire vurulmuş arka demirini açtı ve karşımıza o muhteşem görüntü çıktı. Kamyonetin arkasına 50’ye yakın çelenk yüklenmişti. Bu elli tane sopa demekti!
Hemen adamın yanına gittik, "Sen zahmet etme" diye ve sopaları çiçekleriyle beraber aldık. Sopaları çiçeklerden arındırmak 10 dakikamızı almıştı. Planın 2. Bölümü Karga'nın ağzından dökülüverdi. Hep beraber Bostanlığa inecektik ama hep beraber yola çıkmayacaktık. 100 kişi yola çıkacak 50 kişi Bostanlıkta tam siper yatacaktı. Bunun nedeni ise Fenerlilerin Çamlıkta yattığını önceden öğrenmiş olmamızdı. 100 kişi bağıra çağıra yeni açığın köşesine kadar gidecekti. O grubun içinde Galatasaray'dan dönen Gavur Ali, Optik ve Çolak da vardı. Fenerliler gruba bakacak ve 22 insan görecek, firsat bu firsat deyip kovalamaya başlayacaklardı. Bizimkiler dümenden kaçacak, yavaş yavaş koşacak, saklandığımız yeri geçeceklerdi.Dolayısıyla Fenerliler de peşlerinden geleceklerdi. Fenerliler bulunduğumuz yeri geçince de biz devreye girecekt