En son evine gittigimde soguk alginligindan hasta yatiyordu evde. Kapmisti sifayi yine bir deplasman donusu. Okula gelmedigi veya gec geldigi gunlerde yoklamalarda kaynatirdim numarasini sinif baskani olarak.3 sene boyunca en az 40-45 gun yoklamalardan kurtarmistim onu. Hic yok yazdirmadim neredeyse.O gun teksir odasindan fizik sorularini araklamistik, ertesi gun sabah ilk ders yazili vardi.Sinava hazirlansin diye goturmustum evine sorulari.
Aradan 20 kusur yil gecti, bu aksam evinin yerini hatirlayamadim sag olsunlar arkadaslari yardim etti de buldum. Ailesine bassagligi dilemek icin.
Herkesin tribunlerden bir anisi vardir Mehmet ile benim hic tribun anim yok onunla bizimkisi lise yillarindan sira ve sinif arkadasligi. O herkes icin "optik" ti benim icin 343 Mehmet. Numarasini hayatimin sonuna kadar unutamam o kadar yerine burada dedirttim ki hafizama kazinmis.
Kabatas Erkek Lisesi`nde 30-40 kisilik siniflarda okurduk.1500-2000 erkek ogrenci. Mehmet koyu yesil camli ve siyah kalin cerceveli gozluk takardi. O yuzden kendine "optik" lakabi takilmisti. Ben ona hic optik demedim nedense o benim icin 343 tu ve bilinenin aksine Kabatas`ta azinliktaydik Besiktaslilar olarak ama yine de racon`u biz keserdik her zaman.
Mehmet`in kafasi iyi calisirdi ama derslerle ilgisi pek yoktu onun tek takintisi Besiktas`ti. Pazar aksami Besiktas`in deplasman maci varsa Mehmet Pazartesi;yi pas gecerdi. Salidan haftaya baslardi.Mac Istanbulda ise Pazartesi ogleden sonra okula tesrif ederdi ama hic yok yazilmazdi.Kupa maclari icinde okulu ogleden tatil ederdi.Ben yine elli cesit katakulli cevirirdim yok yazilmasin diye.Liseyi bitirmesinde az bucuk payim vardir bu yonden.Lise son sinifta benim gibi o da ekonomist olmak istiyordu.Lise bitti ve bir daha gorusmedik.90`li yillarin sonuna kadar. Haberleri geliyordu Universite`den mezun olmus hatta yanlis hatirlamiyorsam Ankara`da hocalik yapiyordu bir okulda. Mehmet`e yakisan haberlerdi bunlar cunku Mehmet`i tanidigim cocuk yaslardan beri idealist bir tarafi vardi .O yuzden bir dava adaminin Anadolu`da ogretmenlik yapmasi beni hic sasirtmamisti.Lafini direk konusan, kivirmadan ideallerinin ardindan kosan bir gecti Mehmet.
Mehmet`in hayatinda Besiktas`in yeri hep en ondeydi, tribun onu hep kendine cekmisti. Aslinda oldukca duygusal ve tabiri caizse karincayi incitmeyen bir yapidaydi. Ama ne zaman tribun isin icine girerse bambaska bir Mehmet ortaya cikiyordu.
80;li ve 90;li yillarda bir cag kirilmasinin esigindeydik o yillarda para mi idealler mi arasinda kalmis akinti caganozlari gibiydik. Ortanin biraz altinda gelir duzeyi olan ailelerin cocuklariydik Serbest Piyasa Ekonomisinin
firtina gibi estigi yillarda. Firtina bizi bir oraya, bir buraya savururken Mehmet gibi idealist olanlarimiz bir dala tutunmaya calisiyorlardi. Mehmet icin bu dalda tabii ki Besiktas sevgisiydi.
Idealleri olan piril, piril bir genc adamdi. Degisen degerlerin ve bir cag yangininin ortasinda.
O yillarin Besiktas Kapalisini bu gunku ile karsilastirmak bile mumkun degil. Bu konunun detaylarina girmeyecegim sadece sunun altini cizmeliyim ki Mehmet Hoca`nin dersini iyi calissin bugunun kapali taraftarlari.
Bu gun Carsi`dan rahatsiz olanlara sadece sunu soyleyeyim Alen`in, Ayhan lar`in, Cem`in yaptiklari is cok kiymetliymis. Bunu bu gun cok daha iyi anladim.
Ne yapmislar diyenler, beni bir arasin veya kapalidaki beyni ve vucudu saglikli taraftarlara baksinlar, 80 ve 90 larda bu saglikli gorunen taraftarin 10;da birini bile bulamazdiniz kapalida.
Mehmet`in hayat hikayesinden cikarilacak cok ders var.
Mehmet hocaydi en nihayetinde.
Nasilsa bir gun bulusuruz mahser gunu yoklamasinda 343, bu sefer yirttirabilirmiyim yoklamadan bilemem ama sen yoklama sirasinda yine deplasman donusunde olursun kuvvetle muhtemel, siyah-beyaz kaskolunla.
al?nt?d?r
tatar ?enol-ayhan abi-sar? murat ve ba?kan var.